Tuna Altay

Tuna Altay
@Tuna_Altay
Mühendis
Lisans
İstanbul
31 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
sonbahar
Fânî ömür biter, bir uzun sonbahâr olur. Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, târümâr olur. Mevsim boyunca kendini hissettirir vedâ; Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ. Yazdan kalan ne varsa olurken haşır neşir; Günler hazinleşir, geceler uhrevîleşir; Teşrinlerin bu hüznü geçer tâ iliklere. Anlar ki yolcu, yol görünür serviliklere. Dünyânın ufku, gözlere gittikçe târ olur, Her gün sürüklenip yaşamak rûha bâr olur. İnsan duyar yerin dile gelmiş sükûtunu; Bir başka mûsıkîye geçiş farzeder bunu; Teslîm olunca va'desi gelmiş zevâline, Benzer cihâna gelmeden evvelki hâline. Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya, Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya, Duymaz bu ânda taş gibi kalbinde bir sızı: Farketmez anne toprak ölüm mâceramızı. Yahya Kemal Beyatlı
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tarih kayda geçmemiştir ki, tulû'u olmayan bir gurûb vakti olsun...
Hatırla mâzî-i mes’udu sen de ben gibi yan Tulû’a bak beni yâdet gurûba bak beni an Unutmadım seni ömrümde bir dakîka inan Tulû’a bak beni yâdet, gurûba bak beni an Zemîni türlü çiçeklerle süsledikçe bahar Dalar terennüme gülşende tatlı tatlı hezâr Hatırla sen de beni her dakîka sevgili yâr Unutmadım seni ömrümde bir dakîka inan Tulû’a bak beni yâd et, gurûba bak beni an
Müzik
Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa... Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa... Yahya Kemal Beyatlı
Şiir
Hoşgeldin Eylül
Her şey o kadar dokunaklı ki Eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen Dağınık, renksiz bir mozayık gibiysem Üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri- Aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı Bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar. Edip Cansever
Şiir
"Türk'ün Melhame-i Kübrası (Türk'ün Kıyamet Savaşı)
Düşündü birdenbire kayalardaki adam Kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri Kim bilir onlar ne kadar büyük Ne kadar uzundular? Bir çoğunun adını bilmiyordu Yalnız, Yunan'dan önce ve seferberlikten evvel Geçerdi Gediz'in sularını başı dönerek. Dağlarda tek tek Ateşler yanıyordu Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki, Şayak kalpaklı adam Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden Güzel, rahat günlere inanıyordu Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında Birdenbire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar. O, saati sordu. Paşalar: "Üç" dediler, Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, Eğildi, durdu. Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlayacaktı. Nazım Hikmet Ran
Tarih