Tunahan Çetinkaya

Eğer İngiltere olmasa, Almanya’nın Rusya ve Fransa’yı birkaç hamlede dağıtacağında kimsenin şüphesi yoktu. Harbi bir çıkmazlığa mahkûm eden İngiltere, bizi açık olarak İtilafçılar cephesine yaklaştırmayan da Rusya idi. Almanlarla birlikte harbe girdik. Askerlik davetleri elimizde, son bir âlem yapmak üzere, Tepebaşı bahçesine gittiğimizde, Avrupa’dan yeni gelen, bizden yaşça büyük bir arkadaşımız: — Mahvolduk! dedi. — Nasıl? Nasıl? — Görürsünüz...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1914’te İstanbul havası, Enver’le kaplı, onunla aydınlık, onunla kapanıktı. Mukaddes Cihat, askerlik zorunu, bir de taassup baskısı ile artıyordu. Bıyığını kesen bir zabitin Merkez Kumandanlığı’nda dövüldüğünü işitiyorduk.
O vakitler, bu kadarcık ümit ve teşvik, bizi heyecanlandırmaya kâfi idi. Üsküdar’dan entariyi kaldırmak, Merkez Kumandanlığı koğuşunda kadın ve erkeklerden karı-koca vesikası sormamak, hemen hemen inkılapçılık gibi ileri hareketlerdi. Gözleri Mustafa Kemal gününde açılmış olanlara, 1913 avuntuları ne kadar gülünç gelir.
İttihat ve Terakki
Bütün bir devlet iktidarını teslim alıp da hükûmeti eski devir adamlarına bırakan başka bir devrin partisi tarihte görülmüş müdür, bilmiyorum. İttihat ve Terakki, Büyük Harp’in ortalarına kadar, bir türlü sadrazamlığı kendine layık görmemişti."
Zeytinyağı'nın yazıldığı atmosfer
Zeytindağı’nın yayımlandığı tarih genel olarak Cumhuriyet’in yönetici ve aydınları için sarsıcı bir dönem olmuştur. 1929’daki Dünya Ekonomik Buhranı’nın etkileri ile ağırlaşan ekonomik durum, ülkenin doğusunda merkezî yönetime karşı sürdürülen tepki ve ayaklanmalar, pek çok beklenti ile kurdurulmuş olan muhalif Serbest Cumhuriyet Fırkası’na karşı tahminleri aşan halk ilgisi, fırkanın İzmir’deki mitingi ve burada yaşananlar ve son olarak da Menemen hadisesi yönetici ve aydınları tedirgin eden ve harekete geçiren gelişmeler olmuştur. Yaşananlar karşısında yönetici ve aydınların çözümü; “inkılabın ideolojisinin” teorileştirilmesi ve sistemleştirilmesi bağlamında yoğun bir inşa süreci ile Cumhuriyet’in ideolojik temellerinin atılması ve inkılabın prensiplerinin içselleştirilmesinin sağlanması olmuştur. ​Bu yıllarda Falih Rıfkı Atay’ın da dahil olduğu yazınsal seçkinlerin en temel meselesi de “inkılap ruhunun her vasıta ile canlı tutularak” halkın Kemalizm’in prensipleri doğrultusunda inşa edilmesi yani Cumhuriyet’in ideal yurttaşının inşasıdır. Falih Rıfkı Atay bu tarihlerde “inkılap prensiplerinin ve ruhunun” en sağlam şekilde yerleştirilmesi için her aracın en etkin şekilde kullanılması gerektiğini savunmuş, başyazarlığını yapmış olduğu Hakimiyet-i Milliye gazetesini, buradaki köşe yazılarını ve gezi yazılarını da bu amaç için etkin şekilde kullanmıştır. Hatta Atay, bu yıllarda edebiyatın, sanatın, sinemanın kıymetini belirleyen ölçünün inkılaba ne kadar hizmet ettiği olduğunu savunur. Nitekim bu yıllarda Atay’ın kalemi de inkılabın hizmetindedir.
Sayfa 6·Kitabı okudu