Elimden kâğıtları attım. Öğrenecek daha fazla bir şey yoktu. Toplu bir cinayetti bu. İngiltere, Romanya, Almanya, Türkiye, Sovyetler Birliği hükümetleri el ele vermiş, 769 masum insanın ölümüne yol açmış ve konunun üstünü bir daha açılmamak üzere kapatmışlardı. Maximilian bunun için “Hiçbir hükümet masum değildir!” diyordu.
Baş sorumlu olarak, İngiltere’nin Ortadoğu’daki en üst yetkilisi olan ve Struma’daki insanların karaya çıkarılmaması konusunda Türkiye’ye baskı yapan Walter Edward Guinness Moyne görülüyordu. Lord Moyne, 6 Kasım 1944’te öldürüldü. Olayın sanığı olarak yakalanan 17 yaşındaki Eliahu Hakim ve 22 yaşındaki Eliahu Bet Zouri, 22 Mart 1945’te Kahire Cezaevi’nde asıldılar. İki genç adam, cinayeti neden işledikleri sorulduğunda, mahkemede şu yanıtı verdiler: “Struma’nın öcünü aldık!
Yaşlılıkta, çoğu durumda, beden ve zihin aynı zamanda çökmüyordu. Genellikle bunlardan biri daha genç kalıyordu. Hangisinin önce çökmesi daha iyidir gibi trajik bir sorunun cevabını bugün tam olarak öğrenmiştim: Önce zihin çökerse insan daha mutlu ölürdü
Artigiana, 1838’de Sultan Abdülmecid’in fermanı ve 20.000 kuruşluk ihsanıyla kurulmuştu. Çeşitli dinlere mensup, kimsesiz kalmış yaşlılara son günlerinde bir sığınak, bir yuva oluyordu. Herkese bir oda veriliyordu. İnsanlar isterlerse o odalara kendi eşyalarını yerleştirip kalabiliyorlardı. Gündüz dışarı çıkıp akşam gelmeleri de mümkündü.