Pek çok kez, okuduklarının sana yardım etmekten çok kafanı karıştırdığı izlenimine kapıldım. Mürekkep balıklarının kaçarken arkalarında kara bir mürekkep bırakmaları gibi bu kitaplar da senin dünyanı kararttılar
Ama güçlü olabilmek için insanın kendini sevmesi gerekir; kendini sevebilmek için de insan, kendini derinlemesine tanımalı, kendi hakkında her şeyi, en gizli, kabullenmesi en zor şeyleri bilmelidir. Yaşam seni bütün gürültüsüyle iterken bu tür bir aşama nasıl gerçekleştirilebilirdi?
Argo düşüncelerimin ta dibine, bir anı, çocukluğuma ait güzel bir anı olarak kayar giderdi. Oysa bu biçimde, Argo hâlâ yüreğimde taşıdığım küçük bir ölüdür.
İşte bu yüzden altı yaşında büyüdüm diyorum, çünkü artık sevinç yerine kaygı, merak yerine kayıtsızlık hissediyordum.
iki ay sonra çocuk doktoru çağrıldı. "Çocuk bitip tükenmiş" dedi ve bana balık yağı verilmesini buyurdu. Kimse bana neden uyumadığımı, neden Argo’nun dişlediği o toptan ayrılmadığımı sormadı
İnanıyordum ki büyükler de bunlara kafa, yorarlar, yanıt vermeyi becerebilirler, ama annem ve dadımla yaptığım bir iki denemeyle anladım ki değil yanıtını bilmek, onlar bu soruları hiç sormamışlardı bile.
Böylece yalnızlık duygusu büyüdükçe büyüdü. Anlıyorsun ya her bilmeceyi kendi aklımla çözmek durumundaydım, zaman geçtikçe kendimi daha çok sorgular olmuştum, sorular gittikçe zorlaşıyor, daha korkunçlaşıyor, düşünmesi bile içimi ürpertiyordu.