Yapılması gereken her şeyin de ben doğmadan önce belirlenmiş olduğu düşünülürse, herhangi bir sorun yoktu.
Herhangi bir üniversiteye gidecek, herhangi bir meslekte uzmanlaşacak ve para için çalışacaktım. Bir kadını sevdiğime inanacak ve onunla evlenip çocuk sahibi olacaktım. Sonra da bütün borçlarımı ödeyip ölecektim. Yaşadığıma tek kanıt, bir gün çocuğumun çıkarttıracağı vukuatlı nüfus kayıt örneğinde baba hanesinin yanında yazan adım olacaktı.
Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerinin hayatta kalabilmesi için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düşerdi.