TURAN SABAN

TURAN SABAN
@Turansaban19
Bir Garip Yolcu.. Tarih Seyyahı..
Olay Yeri İnceleme Uzmanı,CSI
Kamu Yönetimi ve Siyasal Bilimler, Adalet Meslek Yüksekokulu, CSI
Ankara
Ötüken, 19 Mayıs 1919
75 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Atatürk'ün Çocuk Yetiştirmeye Bakış Açısı
"Çoğu ailelerde öteden beri çok kötü alışkanlık var.Çocuklarını söyletmez ve dinlemezler.Zavallılar söze karışınca 'Sen büyüklerin konuşmasına karışma' derler, sustururlar.Ne kadar yanlış,hatta zararlı bir hareket! Çocukları serbestçe konuşmaya, düşündüklerini,duyduklarını olduğu gibi ifade etmeye özendirmelidir.Böylece hem hatalarını düzeltmeye imkân bulunur hem de ileride yalancı ve iki yüzlü olmalarının önüne geçilmiş olur.Çocuklarımızı düşüncelerini hiç çekinmeden ifade etmeye içten inandıklarını savunmaya ,buna karşılık da başkalarına samimi düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız.Onların temiz yüreklerinde yurt,ulus,aile ve yurttaş sevgisi ile beraber doğruya, iyiye ve güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya çalışmalıyız.Bence bunlar, çocuk eğitiminde ana kucağından en yüksek eğitim ocaklarına kadar her yerde, her zaman üzerinde durulacak önemli noktalardır.Ancak bu yolladır ki,çocuklarımız memlekete yararlı birer vatandaş ve eksiksiz birer insan olurlar.
Sayfa 246 - Kırmızı Kedi·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1923 İzmir İkiçeşmelik'te Ankara Sineması vardı. Türkiye'nin ilk sinemacısı Cemil Filmer işletiyordu. Mustafa Kemal, Latife ile birlikte geldi. Locaya oturdular salona baktı hınca hınç doluydu,herkes erkekti. "Cemil neden hiç kadın yok?" diye sordu. "Paşam kadınlara yalnız salı günleri sinema gösteriyoruz" cevabını alınca,yaverine döndü, "salonun yarısını boşaltın, bizi karşılamak için dışarıda biriken kadınları davet edin" dedi. Kadınlar alkışlayarak ve ağlaşarak salonu doldurdu,koridorlar bile tıklım tıklım kadın doldu. Hep birlikte "Şarlo İdama Mahkûm"filmini seyrettiler.Milattı.Kadın-erkek bir arada, tarihimizde ilk kez işte böyle film izledi. Bu devrim niteliğindeki hadisenin keyfini uzatmak istiyordu "Hayatımda hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum,şunu bir daha seyretsek olmaz mı?" dedi kahkahalarla tekrar seyrettiler.
Sayfa 232 - Kırmızı Kedi·Kitabı okudu
Alıntı
Savaştığı mağlup ettiği düşmanda dahi yarattığı saygı.
Nobel'e aday gösterildi. Yunanistan başbakanı Eleftherios Venezios, 1934'te Norveç Nobel Komitesi'ne gönderdiği mektupta şunları söylüyordu: "Sayın başkan... Yaklaşık 7 asır boyunca yakın doğu ve orta Avrupa kanlı savaşlara sahne oldu.Mustafa Kemal Paşa'nın milli hareketinin rakiplerine galip gelmesi ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti,bu belirsizlik ve hoşgörüsüzlük ortamına son verdi. Bir milletin hayatında bu kadar kısa zamanda bu kadar köklü değişim,hakikaten nadiren gerçekleştirilebilmiştir. Teokratik bir rejim altında yaşayan hukuk ve din kavramlarının birbirine karıştığı çöküş halindeki imparatorluk tamamen hayat ve canlılık dolu modern bir ulus devlete dönüştürüldü. Yakın doğu, gerçek bir Barış kaynağı haline geldi. Türkiye'yle sürekli devam eden anlaşmazlıkların neticesinde kanlı savaşlara sürüklenmiş olan biz Yunanlılar, Osmanlı imparatorluğunun halifesi olan bu ülkede gerçekleşen derin değişikliğin etkilerini ilk hissedenler olduk. Küçük Asya felaketinde hemen sonra, bir savaşın ta bir ulus devlet olarak çıkmış olan, yeni doğan Türkiye ile samimi Barış arzusuyla elimizi uzattık,o da samimiyetle karşılık verdi. Barış için bu paha biçilmez katkıyı gerçekleştiren kişi,elbette Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'dır. Bu yüzden, 1933 Yunanistan Hükümeti'nin lideri olarak,Mustafa Kemal Paşa'nın Nobel Barış Ödülü'nün ayırt edici itibariyle ödüllendirilmesini teklif etmekten onur duyarım."
Sayfa 183 - Kırmızı Kedi·Kitabı okudu
Alıntı
Mustafa Kemal Vizyonu (Halk Egemenliği)
Mustafa Kemal "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir"diyen 1924 Anayasası'yla demokrasiyi, meclisi yüceltirken... Almanya'da Hitler iktidar olmuştu. İtalya'da Mussolini başa geçmişti. İspanya'yı Franco teslim almıştı. Portekiz'i Salazar yönetiyordu. Rusya'da Stalin hâkimdi. Polonya'yı darbeyle iktidara gelen Pilsudski eziyordu. Macaristan'ı kral naibi olarak amiral Horthy inletiyordu. Romanya'da kral vardı. Yugoslavya'da kral vardı. Avusturya'da çar vardı Arnavutluk'ta Cumhurbaşkanı Ahmet muhtar Zogolli(Zogu)kendi kendine kral ilan etmişti. Yunanistan'da general ve Metaksas darbe yapmıştı. İsveç Nazi yandaşıydı. Avrupa'da o dönemde İngiltere,Fransa ve Türkiye dışında halk egemenliğiyle yönetilen başka ülke yoktu. Mustafa Kemal vizyonu,Türkiye'yi 3 yıl gibi inanılmaz kısa bir sürede modern dünyanın lideri ülkelerinden biri yapmıştı.
Sayfa 161 - Kırmızı Kedi·Kitabı okudu
Alıntı
Milletin çocukları cephelerde yurt için canını feda ederken
Cephe karargâhı Akşehir'deydi. Denetlemeler için Konya'ya gitti. Önceden haber vermeden 1 medreseyi ziyaret etti. 17-18 yaşında mollalarla doluydu. Cübbeli sarıklı hocalarıyla birlikte avluya dizildiler. Yerlere kadar eğilerek selamlama yapıyorlardı. Büyük Taarruz için düzenli orduya asker toplanıyordu. Din eğitim eğitimi adı altında medreselere saklananların en büyük korkusu askeri alınmaktı. Sürpriz ziyaretin sebebi de acaba bu muydu? Kıdemli sarıklılardan biri Mustafa Kemal'e yaklaştı, binbir övgüden sonra lafı Bu mevzuya getirdi,medrese talebelerinin askeri alınmamasını istirham etti. Mustafa Kemal kendini zor tutuyordu patladı... "Memleket harbi diyor,İstiklal ve mevcudiyetini kurtarmaya çalışıyor,siz bu arada Arap lisanıyla vakit geçiriyorsunuz.Sizin için bu medreseler Yunan'ı mağlup etmekten,halkı zulümden kurtarmaktan daha mı kıymetlidir? Millet kan içinde yüzerken,milletin çocukları cephelerde yurt için canını feda ederken, Siz burada sapasağlam delikanlıları besiye çekmişsiniz." diye bağırdı. Öfke ile çıktı gitti. O dönem memlekette 5.000 civarında medrese vardı. Kullanılmayan "kolordu" büyüklüğündeydi. Mustafa Kemal otomobille uzaklaşırken yatışmamıştı. "Buna son vereceğiz"diyordu. "Buna mutlaka son vereceğiz."
Sayfa 139 - Kırmızı Kedi·Kitabı okudu
Alıntı