Ali

Ali
@Turk_itc
Ig @iucumhuriyetakademisi
İstanbul
22 Ocak 2002
43 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
"Demirel öldü diyorlar, hayır... Bu söylediklerime inanmasam işte o zaman ölürüm. Geleceğim, kaç yıl geçerse geçsin, geleceğim. Yaşayan görecektir." Süleyman Demirel
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ali

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
Beğendi
·
2019 51. kitabı
Aziz Nesin
8.5/10 · 1.054 okunma

Ali

, bir kitap okudu
10/10
·192 syf.·
Beğendi
·
2019 50. kitabı
Charles Darwin
8.5/10 · 402 okunma
Nazilerin o korkunç bilimselliği, Auschwitz de pek güzel görülebiliyor. Himmler'in hekimlerinin insanların kısırlaştırılması deneylerini yaptıkları ameliyathaneler kusursuz. İnsandan akan maddelerin işlendiği bir labo- ratuvar, olduğu gibi duruyor. Bir kapıdan canlı bir adam giriyor, öteki kapıdan posası çıkiyormuş. Bir insanda ham- madde olarak ne varsa içeride kalıyormuş. İnsan dersin- den, insan saçıyla dokunmuş kumaşlardan, insan bedeni- nin yağından elde edilen ürünlerden muazzam bir sanayi yaratılmiş Avusturya'da, üzeri çiçeklerle süslü, çam kokulu, koskoca bir kalıp sabun görmüştüm. İçimizden birinin, bu sabunun amcasından elde edildiğine inanma- sı için yeterli nedeni vardi. Auschwitz'de bu eşyalar- dan bir sergi yapmışlar ve insan bu meşum sanayinin piyasada harika bir geleceği olduğunu anlayabiliyor: İnsan derisinden üretilmiş bir bavul, çok üstün kalitede bir mal. Ben insanın bu kadar işe yarayacağını, hatta bavul yapmaya bile yarayacağını düşünemezdim.
Tercümanın açıklamalarını bilimsel bir hava içinde izliyordu. Almanların klasik davranışıdır bu. Nazilerin yaptığı gaddarlıklar üzerine yorumlar, onların tüylerini diken diken etmeden üzerlerinden kayıp gider. Yanlarında da içinizden ne gelirse söyleyebilirsiniz, hiç oralı olmazlar, özür de dilemezler. Budapeşte'deyken bir Alman'la karşılaşmıştım, tam da o sırada Macar rehber stratejk durumu açıklıyor, Tuna Nehri üzerinde Avrupa'nın en güzeli olarak kabul edilen Elizabeth Köprüsü'nü dinamitle uçururken Nazilerin gösterdiği insafsızlığı anlatıyordu. Oradan birisi, bu konu hakkında ne düşündüğünü Alman'a sorma akılsızlığında bulunmuştu. Adam soğuk bir ifadeyle şu cevabı vermişti: "Bence müessif bir olay." Buchenwald Toplama Kampı'ndayken Alman rehberimiz şöyle demişti: "Bizim talihsizliğimiz şu ki, bizler bir katliamı organize ederken bile bilimadamları gibi davranırız." Almanya'dayken, son derece dost canlısı, neşeli, konukseverlik konusunda İspanya'dakilerden, cömertlik konusundaysa Sovyetler Birliği'ndekilerden hiç aşağı kalmayan bu insanlarla her iletişim kurduğumda böyle olumlu niteliklere sahip bir halkın nasıl olup da toplama kamplarını kurmuş olduğunu anlayamıyordum. Toplama kamplarına gittiğimde de kafa patlattım ve bu Almanları hiç anlayamadım.