Bazı örgütler ve gruplar, sadece bir ideolojiyi takip etmenin ya da eylem gerçekleştirmenin çok ötelerine uzanır. Tarihin kırılma noktalarında kendilerine düşen rolleri oynamanın dışında, böylesi örgütlenmeler tarihin akışını değiştirebilecek bir düşünce ve eylem sürecinin de aktörleri olurlar. Sadece içinde bulundukları dönemi değil, kendilerinden sonra gelen tarihsel süreci de derinden etkileme niteliğine sahiptirler. İşte İttihat ve Terakki, tam da bu tür bir örgütlenme olarak tarih sahnesine çıkmıştır.
Hans von Wangenheim, içinde bulunulan durumu Almanya açısından açıklar. Bunu geniş açıdan bakıyor gibi, tarafsız gibi anlatır. Osmanlı Devleti'nin Almanya'nın yanında yer almasının gereği üzerinde ikna edici konuşmalar yapar. Aslında Hans von Wangenheim, Almanya ile Osmanlı Devleti arasında eşit şartlarda bir anlaşma yapmasına karşıydı. Berlin istediği için girişimde bulunuyordu. Kendisi yedi yıldır İstanbul'da olduğu için, Osmanlı Devleti'nin iç yapısını çok iyi biliyordu. Enver Paşa'nın gücünü de...
Büyük devletler, kendilerine yeni sömürgeler arıyordu. Daha çok yayılma, daha çok sömürgedir. Her sömürge, o devletin malı kaynaklarını zenginleștirir.