Uçurumlar var, var uçurumlar diyorum ben insanla insan arasında, kendiyle kendi arasında, kendiyle başkası arasında. Böylece özleyebiliyoruz, kendimizi, başkalarını.
Gittikçe soğuduğumu farkediyorum ve bu bana hiç de sevinç vermiyor. Çünkü özün soğuması çok tehlikeli, başkalarıyla ilişkiyi yalıma veriyor, unutulan ben başkayı yakarak yeniden doğacakmış gibi...
"Evet: 'İnsanların çoğu öğreninceye değin yüzmek istemezler.' Hoş değil mi? Yüzmek istemezler tabii! Onlar toprak için doğmuşlardır, su için değil. Ve tabii düşünmek de istemezler, öyle ya, onlar yaşamak için yaratılmışlardır, düşünmek için değil! Evet, düşünen, düşünmeyi asıl sorun tanıyan kimse gerçi bu konuda ilerleyebilir, fakat toprağı suyla değiştirmiştir artık ve bir gün suda boğulacaktır."