Sedef

Sedef
@Turkologsedef
Okuyorum... Yazıyorum... Çiziyorum...
Türkolog
Üniversite
49 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
"İnsanın konuşacak kadar zekaya, ya da susacak kadar akla sahip olmaması büyük bir talihsizliktir."
Edebiyat
Reklam
" İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür,. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız... Yalnız... "
Türkiye iş bankası kültür yayınları
Edebiyat
8/10
·72 syf.·
Beğendi
·
2021 40. kitabı
Satranç - Stefan Zweig #kitapyorumu -Stefan Zweig'ın, Satranç kitabını Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar'ı okuyarak yazmış olma ihtimalinin olduğunu düşündüm bir an. Şöyle ki: Satranç sayfa 10 :"Hayatım boyunca tek bir düşünceye saplanıp kalmış, monoman insanların her türü hep dikkatimi çekmiştir, çünkü bir insan kendini sınırladığı ölçüde sonsuzluğa da yaklaşmış demektir; özellikle dünyaya sırt çevirmiş gibi gözüken bu tür insanlar, özel malzemeleriyle kendilerine karıncalar gibi tuhaf ve gerçekten bir defaya özgü küçük bir dünya modeli inşa ederler." -Yeraltından Notlar'da da insanın bir şeyde bağlı kalamama durumu karıncalara atıfta bulunularak bahsediliyordu. -Nazizme yapılan atıfla, yalıtılmış ve toplumdan soyutlanmış insanların işkence çektiği, Gestapo'nun otel odası sorguları sırasında şöyle anlatıyor 41. sayfada: "Etrafımda hep yalnızca masa, dolap, yatak, duvar kâğıdı, pencere vardı, oyalanabilecek hiçbir şey yoktu, hiçbir kitap, gazete, yabancı yüz, bir şeyler not etmek için kurşunkalem, oynayacak kibrit yoktu, yoktu, yoktu. Toplama kampında belki insan elleri kanayana ve ayakkabıların içindeki ayakları donana kadar el arabasıyla taş taşımak zorunda kalıyordu, iki düzine insanla berbat bir kokunun içinde, soğuktan donarak yatıyordu. Ama öte yandan insan, yüzler görebiliyordu, bir tarlaya, bir el arabasına, bir ağaca, bir yıldıza, herhangi bir şeye, ne olursa olsun, herhangi bir şeye bakışlarını dikebiliyordu, oysa burada insanın çevresinde hep o aynılık vardı, hep o değişmeyen, korkunç aynılık vardı." -Bu durum, tarihte yaşamış bütün toplumlarda bir işkence yöntemi olarak kullanılmıştır. Günümüzde de, kendi kendimizi yalnızlaştırarak bir nevi kendimize işkence ediyoruz. -Entelektüel boşluklardan, bu boşlukların dolduruluşundan ve doldurulamayışından, salt
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Can Yayınları · 2014279,3bin okunma
"Bir çocuğun en büyük pişmanlığı olduğunuzu bildiğiniz vakit, kalbinizin sesini kâinata küstüreceksiniz."
ephesus yayınları
Edebiyat
8/10
·528 syf.·
Beğendi
·
2021 39. kitabı
"Bir devrin başı ve sonuyduk. Önce var olduk sonra kaybolduk." "Sonsuza kadar mutlu oldular cümlesini masallardan bilmeseydik, böyle bir şeyin tamamen koca bir yalan olduğuna bizi kim inandırabilirdi?" "Çünkü adına masallar yazdım, belki içindeki prens ve prenses oluruz da sonsuza kadar mutlu yaşarız diye." -Artık benim bir şey söylememe gerek yok diye düşünüyorum zira bu sözler her şeyi anlatıyor. Bir adam bir kadını ancak bu kadar güzel sevebilir ve bir kadın ancak bu kadar güzel hissedebilir. Onlar birbirlerine gelebilen ve birbirlerinden gidemeyen kişilerdi. Onlar tek kalpti.
Edebiyat
Veda Caddesi - HecrSümeyye Demirkan · Ephesus Yayınları · 2020615 okunma