Sedef

Sedef
@Turkologsedef
Okuyorum... Yazıyorum... Çiziyorum...
Türkolog
Üniversite
49 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
10/10
·92 syf.·
Beğendi
·
2021 46. kitabı
İnsan Neyle Yaşar? - Tolstoy #kitapyorumu -Kitabın içerisinde 6 tane hikaye var ve hepside birbirinden etkileyici ve çarpıcı hikayeler. Ben özellikle insan neyle yaşar ve insana çok fazla toprak gerekir mi hikayelerinden çok etkilendim. Kitapta; sevgi, umut, yoksulluk, akıl, hırs, bilgelik, zenginlik, açgözlülük, aza kanaat getirme, insanın özü, mutluluk gibi daha bi çok konu ele alınmış hikayelere de bir o kadar güzel aktarılmış. -Kitaba ismini veren hikayenin ana sorusuna gelirsek, insan ne ile yaşar? Bu soruya herkesin kendine göre verebileceği bir cevabı vardır. Doğru ya da yanlışı olan sorulardan biri değil. Ancak öyle bir cevap olmalı ki insan için çok temel bir gereksinim olmalı bu -İnsan ne ile yaşar? İnsanın hareketlerine yön vermesi gereken şey nedir? Sevgi. Evet, belki de cevap gerçekten bu kadar basittir. Uygulaması çok zor olsa da.. Hikayede de vurgulandığı gibi insana sevgi egemendir ve insanların birlikte var olabilmesinin yolu sevgiden geçer.
Edebiyat
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · İndigo Kitap · 2017234,2bin okunma
Reklam
9/10
·135 syf.·
Beğendi
·
2021 45. kitabı
Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf #kitapyorumu -“Eğer bir kadın edebi bir eser yazmak istiyorsa kendisine ait bir odası ve parası olmak zorundaydı." Virginia Woolf -Yazar Kadınların geri plana atılmasını ve eskiden beri de bunun süregeldiğini, kadınların kendilerine ayıracak eğitim vs. başka alanlarda kendini geliştiremediklerini “Kendilerine ait bir odanın”bulunmamasını vurgulamış. -Biyolojinin ve fiziksel gücün kaderciliğini reddetti, her kadının edebiyatla, kalemiyle, çabasıyla kazanabileceğini savundu Kendine Ait Bir Oda'da. -Virginia Woolf feminist yazar olsa da kitapta çok ılımlı bir dille sadece eşitlik isteniyor. Tarihte geçmişten bu yana kadınların neden roman, Shakespeare’in oyunlarını, şiir yazmadıklarını çok güzel aydınlatmış. Erkeklere sağlanan imkanların hiçbiri kadına sağlanmadı. 18. Yüzyılda kadınlara ait hiçbir kitap yok. Yazmak isteyen kadınlarsa takma erkek ismi kullanmak zorunda kaldılar sırf eleştiri hedefi olmamak için. -Bu kitapla Virginia Woolf bize kadınların nasıl güzel şeyler yapabileceğini gösteriyor.
Edebiyat
Kendime Ait Bir OdaVirginia Woolf · Olympia Yayınları · 201848,2bin okunma
8/10
·56 syf.·
Beğendi
·
2021 44. kitabı
Bir Kuzey Macerası - Jack London #kitapyorumu ..... -Konu olarak Kuzey Amerika’nın Alaskasında insanların altına hücumu tasvir ediliyor.Alaska’nın soğuğunda yaşamanın hayatı ne kadar zorlaştırdığını yazarın başarılı betimlemeleri ile birlikte okuyoruz.Dünyadan uzak bir hayat süren adadaki insanların hayatına bir gün ansızın iki beyaz insanın yerlilerin hayatlarını nasıl etkilediği ve iyi ile kötü yönleriyle ele alınmıştır.Adadaki kabilenin reisinin eşisinin kaçırılması ve kabile reisinin buna karşı verdiği mücadele kaleme alınmıştır. -Bu eserde vermek istenen mesajlar ise; insanların Alaska da altına yaptığı hücum ve bunun uğrunda çok şey yapmalarıdır. Diğer bir konu kan davasına karşıtlığıdır. Kitapta en çok etkileyen konu ise ona kavuşmak için yıllarca yaban ellerde sürüklenen adama onu bulduğunda kadının sırtını dönmesi ve ana karakterin verdiği sözü unutmayıp, ölüm pahasına onu yerine getirmesidir. Beni en çok etkileyen de nedendir bilmem bu kısım olmuştur.
Edebiyat
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,4bin okunma
8/10
·88 syf.·
Beğendi
·
2021 43. kitabı
Korku - Stefan Zweig #kitapyorumu ..... -Zweig insan psikolojisini inanılmaz güzel çözümleyen ve anlatan bir yazardır. Bu kitabında da bu yönünü çok net görüyoruz. -Kocasını aldatan bir kadının yaşadığı vicdan azabı ve sürekli tehdit altında olması giderek psikolojisini darmadağın ediyor. Yazar bunu o kadar güzel yansıtmış siz de o korkuyu hissediyorsunuz. -Korkularımız bizi etkisi altına alan ve başka bir şey düşünmeye dahi imkan vermeyen büyük bir güçtür. İşte o korkuyu kitap boyunca hissediyoruz. -Yazarın da dediği gibi: “Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir." -Korkularımızla yüzleşmemiz ve kaçmamamız gerekir. Bu zor olsada bizi güçlü kılar çünkü kaçtıkça kendimizden uzaklaşır ve kendimiz olmayı unuturuz. Vicdan azabıyla yaşanır mı bilmem ama korkuyla yaşanmaz. Korkunun insan üzerindeki etkileri, insanın yaşamını etkilediği hikayenin içinde mevcut.
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Koridor Yayıncılık · 2020124,9bin okunma
9/10
·96 syf.·
Beğendi
·
2021 42. kitabı
-1920'li yılların sonunda yazılmış olan kitabın bazı kısımlarında siyasi göndermeler yapıldığını düşünüyorum.Örneğin yemek masasındaki tartışmanın sebebi yazarın da belirttiği gibi birbirine düşman dünya görüşlerinin öfke içeren zıtlıklarını ortaya koyma isteği olabilir. Ayrıca İngiliz Mrs.C hakkında bahsi geçen, "Varlığı hissedilmese de, hepimiz üzerinde özel bir güce sahipti." söylemi bence çok şey ifade ediyor bu konuda. Zweig'ın diğer eserlerinde de isimlerin net olarak verilmediği açıkça görülür. -Farklı bir bakış açısı olarak, kumar masasında olanları savaşın tarafları gibi düşünürsek, savaşı kimse kazanamıyor. Çünkü her zaman ihtimaller kumarhane lehinde olduğu için kumarhane kazanıyor. İşte belki Zweig'de kumar üzerinden savaşmanın saçmalığını böyle bir betimlemeyle bize anlatmış olabilir. Bir krupiyer var, tamamen ruhsuz. Sadece işini yapıyor, ruleti döndürüyor ve savaşı başlatmış oluyor. Bu savaş için de insanlar her şeyini verip sonucunda da yine her şeyini kaybetmiş oluyorlar. Zaten Zweig'de Satranç kitabında olduğu gibi insanların psikolojik hegemonyasını siyasi konularla rahatlıkla birleştirebilecek türden bir yazar. -Genel yargı şudur ki, herkes kendi cinsinin hissettiklerini, davranışlarını anlamaya daha yatkındır. Bir kadın bir başka kadının içinde bulunduğu durumu, yaşadıklarına verdiği tepkileri daha iyi anlayabilecekken bir erkek de hemcinsini kadınlara oranla daha iyi anlayacaktır. İşte, Stefan Zweig bu noktada önemli bir şey yapıyor. Ana karakterlerini kadınlardan oluşturan Zweig, karşı cinslerinin zihinlerine çıktığı yolculuklarını, bir erkek olarak kadını, kadınların hayatının belirli dönemlerini başarılı bir şekilde ele alıp, cümlelere döküyor.
Edebiyat
Bir Kadının Yaşamından 24 SaatStefan Zweig · İndigo Yayınları · 2017151bin okunma
Reklam