-Bir kitap vardır finale geldiği an boşluğa düştüğünüz, hiç bitmesini istemediğiniz o kitap. İşte o kitap bu kitap. Veda Caddesi. İsmi veda ama merhabayla başlayan kitap. Zaten kitap da böyle başlamıyor mu? "Her veda bir merhabayla başlar."
-Kamer, acı dolu bir geçmişin gölgesinde intikam umuduna sarılarak yaşayan ve önündeki beyaz sayfayı bile intikamı uğruna harcamak üzere olan bir genç adam. Ayrıca o Aymira'nın Ay ışığı ve aynı zamanda karanlığı...
Aymira, geçmişi acı dolu sevgisizlik içinde güven duygusundan yoksun yaşayan ve bir gecede karşısın çıkan sırlarla dolu genç adamın akışına kapılmak üzere. Ayrıca o Kamer'in Diana'sı, Bukelemun'u...
-Kitapta her bir karakterin altını doldurmayı başarmış yazarımız. Hiç demiyorsunuz ki bu kişi neden bu hikayede var. Hikayeye ne gibi bir katkısı var diye. Öyle değil. Hepsi özenle seçilmiş, hepsi özenle kaleme alınmış karakterler.
-Okurken büyük bir zevk aldım açıkcası. O kadar sürükleyici bir anlatımı var ki yazarın 3 günde bitirdim ve hiç sıkılmadım. (Allahtan serinin devam kitapları elimde xhhxhx)
"Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?"
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig #kitapyorumu
.....
-Bir kadın düşünün; aşık, kör ve her şeye rağmen umutlarını hiç yitirmeyen.. Bir kadın düşünün; bilinmeyen, tanınmayan ve hiçbir şartta hatırlanamayan.. Ve bir adam; yakışıklı, zengin, yardımsever ancak karşısındakini bir yabancıdan öte görmeyen, onu hatırlamayı beceremeyen ve onu umursamayan...
-Bence bilinmeyen bir kadın hep bilinmeyen olarak kaldı. Çünkü çocukluktan kadın tanımına geçmeyi bile adamın onu tanıması olarak görüyordu. Böylelikle o ilgisizlikle yetişmiş, fakir bir çocukluk hayatından gelme insan, kendi potansiyelini gerçekleştirme uğruna kariyer, okul ya da başka herhangi bir şey değil sadece onun kendisini tanımasını istiyordu. Nitekim kitap boyunca istedi durdu. Ancak bilinmeyen kadın bilinmeyen olarak kaldı.
-Bilinmeyen bir kadın, bilinmeyi istemediği kişiler tarafından o kadar çok bilinen bir kadın oldu ki bu bilinirliğini artırmak yerine ruhunun bilinmeyenliğini daha çok artırdı. Deneyimsizliği, sevgi konusundaki saflığı, herhangi bir şeyden habersiz olması, manevi yöndeki eksiklikleri bu kızı oluşturan parçalar olarak karşımıza çıkıyor kitapta.