Semih Turmuş

Semih Turmuş
@TurmuSemiH
Tanrı inancı
Bu tür bir meta anlam kavramı Tanrı inancını gerektirmez. Tanrı kavrami bile Tanrı inancını gerektirmez. On beş yaşımdayken, şu yaşımda bile daha çok inanır olduğum bir tanrı tanımı geliştirmiştim. Buna işlemsel (operasyonel) tanım diyorum. Şöyleydi: Tanrı, en gizli iç konuşmalarımızda eşlik eden kisidir. Tam bir içtenlik ve tam bir yalnızlık içinde kendi kendinizle konustugunuz zaman, kendinizi anlattiginiz kişiye Tanrı denebilir. Bu tanım, tanrı tanımaz ve tanrı tanır yaşam felsefeleri arasındaki ikilikten kaçınır. Bu ikisi arasındaki fark, ancak daha sonra, dine inanmayan kişi kendi kendine konusmasinin, sadece monolog olduğunda ısrar ettiği, dindar kişi de bunu başka birisiyle olan gerçek diyaloglar olarak yorumladığı zaman ortaya çıkar. Bense tam bir içtenlik ve dürüstlüğün her şeyden daha önemli olduğuna inanıyorum. Eğer Tanrı gerçekten varsa dine inanmayanlarla tartışmayacaktir, çünkü onlar onu kendileri sanacak ve ona yanlış ad koyacaklardir.
Sayfa 63 - Victor E. Frankl·Kitabı okuyor
Reklam
Özgürlük, hikayenin ve gerçeğin yarısıdır. Özgür olmak, olgunun tamamının negatif yanıdır, pozitif yani ise sorumlu olmaktır. Sorumluluk terimleriyle yaşanmadigi sürece özgürlük salt keyfiyet içinde yozlasabilir. Doğu yakasındaki Özgürlük Heykelinin, Batı Yakasındaki Sorumluluk Heykeliyle tamamlanması gerektiğini söylemin nedeni de işte bu.
Sayfa 60 - Victor E. Frankl·Kitabı okuyor
İki yahudi bir hahama başvurur. Birisi, diğerinin kedisinin üç kilo tereyağını çalıp yediğini söyler, oteki de doğru olmadığını söyler. "Kediyi getirin," der haham. Kediyi getirirler. "Şimdi de bir terazi bulun." Bir terazi getirirler. "Bu kedinin kaç kilo yağ çalıp yediğini söylemiştin?" Diye sora. " Üç kilo, haham," der adam. Haham kediyi terazinin kefesine koyar ve tam üç kilo çektiğini görür. " Tereyağını bulduk," der, "peki kedi nerede?" Sonuçta indirgemeciler insanda bütün şartlı refleksleri, sartlanma süreçlerini, doğuştan gelen serbest bıraktırıcı mekanizmaları ve başkaca ne ariyorlarsa buldukları zaman olan şey budur. "İşte aradıklarımizi bulduk," derler haham gibi," peki ama insan nerede?"
Sayfa 57 - Victor E. Frankl·Kitabı okuyor
Bütün seçimlerin nedeni vardır ama seçimlere neden olan seçenin kendisidir.
Sayfa 47 - Victor E. Frankl·Kitabı okuyor
Logoterapistler olarak önceden gördükleri bir durum
Hastalar artık Freud ve Adler çağındaki gibi aşağılık duygularından veya cinsel engellemelerden şikayet etmiyor. Bugun psikiyatriste girmelerinin sebebi boşunalık duygularıdır. Onları, kliniklerimize ve bürolaramıza çeken şey varoluşsal engellenmedir, "varoluşsal vakumdur."
Sayfa 21 - Victor E. Frankl·Kitabı okuyor
Reklam