Biz toplumun kötüleştiğini zina ile ölçüyoruz ve zihinacılara "fasık" diyoruz. Allah ise birbirlerini argo sözlerle çağırmayı da fasıklık olarak görüyor. Bize göre bu; taviz verilebilir, esnetilecek bir ahlak kuralıdır, Allah'a göre ise fasıklıktır. Demek ki nezaketin olmadığı yerde kaliteli müminlik mümkün değil.
Düğün gününe kadar Allah, peygamber, zikir hatırlayıp düğün günü bir günlüğüne şalteri kapatan Müslüman değil" asıl Allah'ın imtihan günü, bugündür." diyen müslümandır.
Bir insanın bir insanı ezmesine tahammül edemeyiz. Kendi kendimize de zulüm ve işkence yapamayız. Zulüm ister hayvana ister insana olsun, isterse kişi kendine karşı yapmış olsun zulümdür ve haramdır. Çünkü bir insan başkasının canına kast etme hakkına sahip olmadığı gibi kendi canına da kastetme hakkına sahip değildir. Kimse kendisinin sahibi olamaz. Biz bizim değiliz, Allah'ın kullarıyız. Veren Allah, alan Allah olur.
Yeryüzünde bir kere en büyük zulüm Haçlı ordularından önce, Moğol istilalarından önce yeryüzünde en büyük zulüm; Allah tanımamak, Allah'a başkaldırma cüretinin yayılmış olmasıdır. Allah'a baş kaldıranların diğer insanları ezmekte sakınca görmeyecekleri zaten besbelliydi.