Katili daha çabuk davranmış anlaşılan
"Polisin kâbusu, yılbaşı gecesidir. Herkesin gülüp eğlendiği, mutlulukla dans ettiği o gece, bizim için korkunç saatler demektir; öğleden sonra başlayıp yeni yılın ilk günü ışıyın- caya kadar süren, bir türlü bitmek bilmeyen kanlı, karanlık bir kâbus... Hiç şaşmaz, mutlaka bir vukuat çıkar. Mutlaka birileri ateş eder, birileri bıçağını çeker, birileri birilerini öldürür. Bugüne kadar hep böyle olmuş, bundan sonra da öyle olacaktır. Milletin mutluluktan havalara uçtuğu, sevgiyle eşine dostuna sarıldığı o ışıklı gecede birileri mutlaka birile- rinin canını alacaktır, hem de en acımasız şekilde. Bu yüzden izinler kaldırılmıştır, bütün teşkilat diken üzerindedir. İn- sanlar lüks restoranlarda, gece kulüplerinde ama çoğunlukla da evlerinde aileleriyle, sevdikleriyle baş başa eğlenirken biz polisler sıkıcı karakollarımızda güya küçük kutlamalarla yeni yılın gelişini karşılarız, hepimizin canı sıkkın, dahası az son- ra telsizden gelecek anons nedeniyle hepimiz tetikteyizdir. Ama tuhaftır bu gece, zaman akıp gitmiş, birkaç yaralama olayının, Taksim'de her yılbaşı görülen taciz rezaletlerinin dışında kayda değer bir vukuat olmamıştı. Belki de bu gece istisnaydı, bu yılbaşı kimse öldürülmeyecekti... İşte tam da umutlanmaya başlarken geldi anons... Ali ayakta, masanın üzerinde unutulmuş frambuazlı pastanın son kırıntılarını atıştırırken, ben kahvemi yudumlarken... İşte bildirdi yeni yılın ilk cinayetini telsiz... Tarlabaşı'nda bir erkek cesedi bulunmuştu..."