Ve Orhan, o dağ kokulu genç, bir yönüyle ardıç kuşuydu, bir yönüyle sersem.
İnsan değil de, şu vadide bir kuş olsaydı Asu, mutlaka bu ardıç kuşuyla birlikte olmak, bir ardıç ağacının dibinde
onunla yeri eşelemek, bir ardıç dalına yuva kurmak, bu yuvaya çöp ve yiyecek taşımak isterdi.
Fakat o bir insandı ve bu dünyada roman yazmayı iş sanan, düş patikalarında gezinen, ayağı yere basmayan insanlara yaşama hakkı yoktu.