" Hep aynı saatte gelsen daha iyi olur " dedi Tilki. Öğleden sonra saat dörtte gelecek olsan ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Her geçen dakika mutluluğum artar. Saat dört dedi mi meraktan yerimde duramaz olurum. Mutluluğumun armağanını veririm sana. Ama gelişigüzel gelirsen içimi sana hangi saatte hazırlayacağımı bilemem.
"Günaydın" dedi Küçük Prens.
"Günaydın" dedi çiçek.
"İnsanlar nerede?" diye kibarca sordu Küçük Prens.
Çiçek eskiden bir kervan görmüştü.
"İnsanlar mı?" diye tekrarladı. "Galiba altı yedi insan var. Yıllar önce görmüştüm. Ama kim bilir şimdi neredeler? Rüzgarlarla sürüklenmişlerdir. Kökleri yok, yaşamları güç oluyor bu yüzden. "
Gece iniyordu. Aletleri attım elimden. Artık çekicin, vidanın, susuzluğun yada ölümün ne önemi vardı ki? Yıldızın birinde, bir gezegende, benim gezegenimde, Dünya'da, avutulmak isteyen bir Küçük Prens vardı şimdi. Onu kollarıma aldım, salladım.