Duygular, kontrol edilmesi gereken bir fırtına değil; yönü anlaşılması gereken bir iç rüzgârdır.
Eylem, insanın kim olduğunu değil, kim olmak istediğini açığa çıkarır.
Duygu ile eylem arasındaki çatışmayı fark eden kişi, iç yankının yönünü ilk kez açıkça duyar.