Bazen onunla hiç karşılaşıp karşılaşmadığımı, böyle bir kişinin var olup olmadığını düşünüyorum. Her şey yılların ötesinde, garip bir sisin içinde. Diyelim ki böyle biri vardı ve ben onunla böyle havalarda yürüdüm. Ellerim trençkotumun cebinde, saçlarım ıslak ve delicesine mutluyum yanında. Pek konuşmazdık. Arada, ikimiz aynı şeye bakıp gülümser ya da somurturduk. Gözleri sıcaktı elaydı..
Akşam saatlerinin alacalı ışığında kaygılar ile umutlar, düş kırıklıkları ile baştan başlama dürtüsü, pişmanlık ile inanç arasında döne döne ilerliyoruz.