Yazılı bir dilden sözlük ve dilbilgisi üretmek, cümleleri tekilleştirmek, uyarlamak ya da başka dile çevirmek her zaman olasıdır; oysa ben, gün içinde karşıma çıkan olayların birbirlerini izleyişinde dünyanın benden yana niyetlerini çözmeye çalışıyorum ve nesnelerde gizlenen karanlık imaların ağırlığını sözcüklere dökecek bir sözlük olmadığını bilerek el yordamıyla ilerliyorum.
Öyle günler var ki, gördüğüm her şey bana onlarca anlam yüklüymüş gibi geliyor: Başkalarına aktarmamın, tanımlamamın, sözcüklere dökmemin zor olacağı iletiler salt bu nedenle son derece önemli.
Bizi dört bir yanımızdan kuşatmış olan yazı dolu bu dünyanın okumamayı öğrenmiş birine nasıl görünebileceğini anlamaya çalışıyorsun. Aynı zamanda Kadın okur ile Erkek okumaz arasında nasıl bir ilişki olabileceğini merak ediyorsun ve onları birlikte tutanın aradaki mesafe olduğunu fark edince kıskanmadan edemiyorsun.