''Hayali aşk hiç kuşkusuz gerçek aşktan daha zengindir. Ama nadiren çoşkulu anlara sahiptir. Kendisini çok iyi tanır. Hiç durmadan kendisini gözlemler. Düşünceleri raylarından çıkartmak yerine, düşüncelerle yapılar meydana getirir sadece.''
Kendini bilmez bir yığın cahil cühela
Korkak ve cansıkıcı herif kalkıp şiire saldırıyorlar;
Şiirin nasıl yaratıldığını bilmeden
Bu düdüklerin yoluna bir şiir çıksa, tanımadan geçip giderler.
Modern evliliğin tuhaf yan ürünleri vardır. Eğer evlilikten önce aşk mevcut ise, evlilik denen birlikteliğin sıkıcılığı içinde kesinlikle solup gider. Özellikle de çalışmak zorunda kalmayacak kadar zengin olan eşlerde, dingin evlilik mutluluğuna yönelik temel nitelikli antipati oluşur. Sevda ve aşkların içine balıklama dalmaktansa, bunların yanından geçip gidenler, sadece hayal gücünden yoksun olan kadınlardır.
''Julian odasına girdiğinde, ilk düşüncesi şu olmuştu: ''Tanrım! Mutlu olmak ve sevilmek! Hepsi bundan mı ibaret yoksa?'' Bir insanın uzun süre hasret duyup da sonunda özlem duyduğu şeyi elde ettiğinde hissettiği, o şaşkınlık ve sinirlilik durumunu yaşıyordu. Hasret, insanın alışık olduğu bir durum olur da, birdenbire ortadan kalkarsa, bu boşluğu dolduracak olan anılar, henüz yeterli olgunluğa sahip değillerdir.''