Tyler Durden

Courtois'ın raporunu dikkatle inceledi ve okuyucularına, "tahta çıkmayı ya da kendini diktatör yapmayı amaçlayan bir planı gösteren hiçbir şey bulunamamış" diye belirtti. Entelektüel ve dikkatli bir gözlemci olan Tench, ısrarla, Robespierre'in önünde "sürüngenler gibi secdeye varanlar"ın şimdi "bütün cinayet ve felaketlerden" onu suçladığını bildiriyordu: " Giyotin sözcüğünü, en büyük operatörü Robespierre'i çağrıştırmadan telaffuz etmek olanaksız. "
Sayfa 247·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi halk, "üç yıl önce ilk temsilcileri tarafından ilan edilen ilkeleri pratiğe dönüştürmek için" yeniden ayaklanmıştı. Ama bu kez "federe'lerin varlığı, ayaklananların sadece Parisliler değil Fransız halkı olduğu anlamına geliyordu: "Böylece, bugüne kadar insanlığı onurlandıran en güzel devrim başladı; dahasını da söyleyelim, insanlık için değerli bir amacı olan ve sonunda, eşitlik, adalet ve aklın ölümsüz ilkeleriyle siyaset oluşturan tek devrim. "
Sayfa 140·Kitabı okudu
Robespierre daha 1789 Kasım'ında Buissart'a yazdığı mektupta, Arras'ta devrimci heyecanın yokluğunu bildiren haberlerden üzüntü duyduğunu itiraf etmişti: "Halk ne düşünüyor? Ne diyorlar? Artois'da yaptıkları nedir? Siz ne yapıyorsunuz? .. Şimdi sorumluluk kimlerde? Yakın bir zamanda bir vatanseverden, aristokrasinin inatçılığına lanet okuyan bir mektup aldım ..." Daha başından beri, iktidar Arras elitlerinin elinden çıkmamış, elitlerin arasında yer değiştirmişti.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Kurucu Meclis, yasalarca belirlenen ve korunan birey ve yurttaş haklarını güvenceye alan anayasal monarşik parlamenter sistem sayesinde bu ancien regime siyasi kültürünü kesip atmaya çalışıyordu. Ne var ki, "kral iyi fakat bakanları kötü" inancı 1789 Devrimi'nden daha dayanıklıydı ve Marie-Antoinette'e, kralın erkekliğini yok etti diye saldıranların öfkesinin altında bu yatıyordu. 1790 ortası itibariyle, muhaliflerin komplocu, hain ve düşman diye tanımlandığı devrimci -ve karşıdevrimci- nitelemelere dayalı bir söylem oluşmuştu.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Mektup övgülerle doluydu ve "Despotizm ve komplo seliyle sarsılan ülkemize destek olan siz," diye başlıyordu söze, "Tanrı gibi, sadece mucizeleriyle tanıdığım siz". Mektuplar sayesinde dost oldular. Robespierre de St-Just gibi, Devrim'in ilerlemesine köstek olan "komplo"lardan fena halde rahatsızdı. Ulus, "halk" ve "aristokrat" düşmanlar arasında ikiye bölünmüştü sanki ve düşmanlardan bazıları, uzun süredir cehalet ve yoksulluğun baskısındaki kişileri kandırmakta resmen ustaydı ve yeniden doğuş yoluna engeller saçıyordu. Robespierre özellikle, vatansevermiş gibi görünen aristokratların gizli tehdidini teşhis etmesiyle çok ünlenmişti. Ocak 1 790'da, Nancy vekili olan ve 1789 Ekim'inde Journal de la ville adlı gazetesini kullanarak Robespierre için "aşağılık ve iğrenç bir fesatçı " diyen Adrien Duquesnoy, onun Toulon donanma garnizonundaki bir olay hakkında konuşmasını, "M. de Robespierre her zamanki gibi, komplolardan, entrikalardan falan söz etti" diye yorumladı.
Sayfa 95·Kitabı okudu