"Etkili ve başarılı konuşma sanatı" başlığı altında şahsa değil de, daha çok kalabalığa hitap etme üzere hızlandırılmış bir eğitim tadında bir çalışma. Buna rağmen birebir konuşmalar için de ders çıkarabilrceğiniz, bir şeyler öğrenebileceğiniz hususlar olduğunu göreceksiniz. Kişisel gelişime merakı ve ilgisi olanlar okurlarsa severler diye düşünüyorum.
Şu an kitabı bitirdim. Kesinlikle gale almayın.
150. Sayfada bulunan haram ve helal bahsinde "el Araf Suresi 157. ayetin" nasıl hiçe sayıldığını, meselenin çarpıtılmak suretiyle Nasıl farklı yorumlandığını göreceksiniz.
Yazar herşeyle ilgili sanki bir tenkit girişiminde. Bir çok şeye ben de çıkar "bidat" derim. Peki bu bidatse bunun doğrusu ne? Çoğu bahiste çözüm sunmuyor, doğrusu şudur demiyor, ucu açık bırakıyor. Mesela "Bizim elimizdeki mealler ve tefsirler mucizesi olmayan resulleri mucizelerle anlatır. Halbuki Kur'an'ın orijinalinde mucize kelimesi ve mucize konusu yoktur"(Sayfa 128). Şimdi biz elimizdeki meal ve tefsirleri okumayacak ve bunlara itibar etmeyeceksek müellifi cevap vermeli değil mi: Hangi meal ve tefsiri okumalıyız? Kaldı ki mucize var yada yok. Siz bu dini mucize görmek için mi yaşıyorsunuz? Göremeyince terk mi edeceksiniz? Diyelim ki var; "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayetini bırakıp mucizelere mi sarılalım? Mucize var ya da yok diye insanları tartıştırma çabanız neden sayın müellif? Ve de "Kur'an'da mucize yok" diyen siz 130 ila 133 sayfalarda Hz Yusuf as'ın mucizelerini anlatıyorsunuz. Bu nasıl yaman bir çelişki?
Şunu söyleseydiniz size katılabilirdim: "İslam size mucize vaat etmiyor, Cennet vaat ediyor. Mucize görmek için dosdoğru olunmaz. Adam gibi yaşayıp adam gibi cennete yönelmek için dosdoğru olunur."
Daha önce ki sayfalar da yine meal ve tefsirleri çevirenlerin/yapanların kendi yorumu olarak değerlendiriyorsunuz. Böyle yaparak siz Arap dil bilimcilerini hiçe sayıyorsunuz. O zaman bu insanlara çıkar bir yol gösteriniz. Kuran'ın Türkçe çevirisinde kaynak siz misiniz?
Hz Muhammed (sav) Efendimiz'e aşırı sevgi bazı yanlışlık/yanlış anlaşılma/ yanlış algılanma gibi değerlendirilebilir diyelim. Efendimiz'i bir peygamber olarak Peygamber'i
Yanlış yapmayan insan yoktur. Kişinin insanlıktaki derecesi yanlışını kabul etmek ve düzeltmek için gösterdiği gayret ve titizlikle ölçülmelidir.
Einstein