Gerçi onlar da sekiz buçukta evden çıkıp altı buçukta dönüyorlar, kısacası çok çalışıyorlardı ama evde bulundukları saatleri öylesine bir kendini bırakmışlık içinde geçiriyorlar, öyle yorgun, isteksiz görünüyorlardı ki, “görevlerini yerine getiren insanların huzuru içinde bulundukları söylenemezdi.”
“Konularınızı kısıtlamak zorunda olduğunuzu bilirseniz, sözlerinizin başka biçimde yorumlanmasından korkarsanız, hele hele karşımızdakilere güvenemezseniz ne konuşabilirsiniz ki?”