“Elinde ufak bir çapa ile, bir adam, bu kanalların çizdiği geniş dörtgenler arasında, güya, ‘bir tabiat mezhebinin ibadetini yapıyormuş gibi’ yavaşça eğilip kalkar, durur, çömelir. Ve siz, bir asma çardağının altında, bu âlemin rehavetli bir seyircisisinizdir.
Hava da sulanmış toprak kokuyordur.
İşte, son zamanlar, bu benim biricik hülyamdı.”