Umut

Ben, denizi derin derin yaşayan, daima gülen, söyleyen, dinleyen, darılan bir şey gibi tanır ve severdim. Halbuki bu gece sular bana çaresi, tesellisi olmayan büyük bir yalnızlık gibi göründü.
Sayfa 396·Kitabı okudu
Reklam
İnsan ruhu ne anlaşılmaz bir muamma?
Sayfa 381·Kitabı okudu
Gurbet kokusu... O kadar alışkınım ki...
Gurbet kokusu! Bu kokuyu bütün ruhuyla koklamayanlar için ne manasız bir söz! Hayalimde yollar, gittikçe incelip mahzunlaşan, bitip tükenmez gurbet yolları uzanıyor, kulağımda geçen arabaların o ince yanık sesli çıngırakları ağlıyordu. Ne vakte kadar yarabbi, ne vakte kadar? Niçin? Hangi emele yetişmek için?
Sayfa 380·Kitabı okudu
Mektep, cami gibi mukaddes bir yerdir.
Sayfa 378·Kitabı okudu
Ah, bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, aynı kendini beğeniş. Bizim de bir kalbimiz olduğunu, bizim de "mutlaka" isteyecek bir şeyimiz olabileceğini, bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar.
Sayfa 375·Kitabı okudu
Reklam