Fatma

İnsandaki iyi ve kötünün varlığı meselesinde şu unutulmamalı; kötülüğün varlığı bizatihi var değildir, insan kendindeki iyiye çalışmadığı, onu gürleştirmediği için kötülük görünür hale gelir. Mesela gece aslında yoktur, güneş olmadığından gece olur.
Sayfa 158
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ne Mutlu Türküm Diyene şeklinde yazılar yazıldı mesela. Doğrusu, bu hiç de empatik olmayan bir haldi. Oradaki insanların incinebileceğini düşünmek gibi bir hassasiyet bir yana, kanırtarak bir şeyler söylen di. Sonuç ortada; duygusal incinme ve kırılmalar büyük bir yekûn oluşturdu. Oradakilerin hiçbiri Türk olmadı, kendilerini mutlu hissetmedi, dahası uzaklaştılar. Tam da üzeri çizilen, görmezden gelinen kimlikler daha belirginleşti; büyük kimlik parçalandı, alt kimlikler belirginleşti. Bundan nemalanan bir sürü oluşum sosyolojik bir gerçeklik kazandı. Bugün bunun tamiriyle uğraşılıyor.
Sayfa 148
Tepede ruh duruyor, altında akıl, onun da altında duy. guların ifadesi olan kalp... Hiçbiri kendi başına bir şey ifade etmez. Ne akıl kendi başına, ne kalp... Akıl arabanın direksiyonu gibidir, kalp de motoru... Motoru olmayan bir arabada direksiyon ne yapabilir veya direksiyonu olmayan bir arabanın motoru ne işe yarar? Ruh ise, direksiyon ve motorun oluşturduğu arabanın yürüyeceği yol gibidir. Ruh yoksa, direksiyon ve motorun bulunduğu beden de cansız demektir. Ruh candır; hayatın kendisidir. Ruh sayesinde insan varlıkla bağlantısını devam ettirir.
Sayfa 72
Savaşa giren komutan kararlıdır; niçin savaştığını bilir ve buna inanır. Böyle olduğu için savaşın ortasında ölümü dahi göze alır. Ölümü göze aldığı için savaş kazanan komutanlar olur. Evlilik ve aile düşüncesi de böyle olmalıdır. Evlilikten beklediği yüce bir şey değilse, kişi evliliğe girişmemelidir. Çün- kü evlilik hayatın ortasına, çatışmaların merkezine dalmak gibidir. Bir eğlence ortamı değildir, emek ister. Kişi evlenirken kesin kararlı olmalı; evliliği sürdürmekten yana karar almalı. Yolda çıkan problemler karşısında B planı olmalı, zorluklara katlanma gibi bir kararlılık göstermeli. Batmak üzere olan gemide ilk kaçan kaptan olamaz. İyi kaptan her şeye rağmen gemisini batırmamak için mücadele edendir. Kendini düşünen, bütün sorumluluğu tayfa ve yolculara yükleyip gemiyi ilk terk eden kaptan suçun hepsini üzerine alır.
Sayfa 57
İnsanların çoğu "insanın dışı değil içi önemli dese de aksini yapar. Güzellik, yakışıklılık ve varlıklı olma öncelikli şeyler olur. Bu durumda sonuç da çoğunlukla felaket olur. Evliliğin sonraki aşamalarında ne güzellik ne yakışıklılık ne de zenginlik yaraya merhem olabilir. Kişi varlık içinde acı çeker, huzursuz olur. İlkeyi, vicdanı, doğruyu, ahlakı seçmek kârlı görünmese de hayatta çok daha işe yarardır. İnsan ilkeli, vicdanlı, ahlaklı olan biriyle yoksul bir hayat yaşayabilir, ama huzursuz bir hayat yaşamaz.
Sayfa 36