Dünyayı tanzim etme hakkını kendinde gören İslam, kendi alanında başka herhangi bir ideolojinin faaliyet göstermesine gerek duymamakta, izin vermemektedir. Yani laiklik prensibi yoktur ve devlet dinin ahlaki içeriğinin yansıması ve destekçisi olmalıdır.
Müslüman halklar İslam'a aykırı olan bir şeyi hiçbir zaman kabul etmezler çünkü İslam burada sadece kanun ve ülkü değildir, o artık sevgi ve duygu olmuştur. İslam'a karşı kalkışan kimse, direniş ve nefretten başka bir şeyi biçmez.
Batılıların istediği sözü edilen reformlar, onların İslâm dünyasına olan bakış açılarını ve dünyayı nasıl "tamir" etmek istediklerini açıkça göstermektedir.