İlk kitap içinde söylediğim gibi, klasik Hristiyan efsanelerinin etrafında dönen alışıldık bir öykü. Ancak kurgunun, tarihi gerçekler içinde cereyan etmesi ile benzerlerinden ayrıldığı gibi aynı zamanda da okunabilirlik artıyor. Ayrıca yazarın olaya İngilizlerin penceresinden bakmasına, yine tarihsel olarak kazananın her daim İngilizler olmasına rağmen, savaşın acımasızlığını, fetheden tarafından sebep olduğu yağma, talan, tecavüz ve cinayetleri tüm milletler arasında eşit olarak dağıtması bence takdir edilesi olduğu kadar objektifliğinin de göstergesi. Yine de onlarca ingiliz, norman, fransız, iskoç, galli ve bilmem nereli insanlar, isimler, unvanlar, şehir, kasaba ve köy isimleri her sayfada taşımanız gereken bir yük olarak hafızanıza ekleniyor ki bu çok yorucu. Umarım serinin son kitabı da bittiğinde yorgunluğa değer.