Harry Potter filmlerini kitapları okumadan önce izledim. Bu sebeple okumadığımı bilen ve seriyi çok seven arkadaşlarım bana sürekli olarak kitapların seriden çok daha iyi olduğunu ve kesinlikle en iyisinin de Zümrüdüanka Yoldaşlığı olduğunu söylediler. Hatta birçok incelemede de bu kitabın filmden çok daha iyi olduğunu aynı zamanda filmin en kötü uyarlama olduğunu söylüyorlar. Ben buna katılmıyorum. İncelemem film ve kitap arasındaki karşılaştırma şeklinde olacak.
Ben bu kitabın serinin en uzun kitabı olmasının sebebinin kesinlikle dördüncü kitabın uyarlamasının yönetmeni olan Mike Newell'in o zaman verdiği bütün röportajlarda (o zamana kadar çıkmış en uzun kitap olduğundan) kitabın çok uzun olduğunu bu sebeple tamamını okumamış olduğunu onlarca kez söylemiş olmasının bir etken olduğunu düşünüyorum. Kabul edelim ki Rowling buna takılıp buna uzun mu diyorsun al sana uzun kitap diyebilecek biri.
Kitabın giriş bölümü inanılmaz uzun ve sıkıcı. Kitabın ilk önemli olayı olan ruh emicilerle karşılaşları bile sayfalar sonrasında gerçekleşiyor. Bu kitabın odaklandığı şey Harry'nin ne kadar dışlanmış ve yalnız hissetmesi olduğundan dolayı kitapta olduğu gibi gizlice haberleri dinleyen yerine sıcak kurak bir parkta tek başına salıncakta oturan Harry ile başlamak bu hissiyatı çok daha iyi bir şekilde veriyor. Bu olaydan sonra Harry'nin Zümrüdüanka Yoldaşlığı karargahına gidişi sonrasında okula dönüşü neredeyse kitabın çeyreğine kadar devam ediyor bu da kitabını sıkıcılaştırmak ve gereksiz detaydan başka bir şeye yaramamış maalesef. Hele ki kitapta Molly ve Sirius'un annesinin portresinin aynı anda bağırdıkları bir sayfada hayatımda ilk kez bir kitabı okurken gürültü hissettim.
Karakterlerin yansıtılış şeklini de bu kitapta hiç beğenmedim. Sirius bu kitap boyunca depresif,