Köpekler, hiç güç harcamadan, kolayca yola atıldılar, sonra başlarını huzursuzca çevirip arkaya baktılar, sonunda şaşkınlık içinde durdular. Sürücü de şaşırdı çünkü kızak hareket etmemişti. Manzarayı görmeleri için arkadaşlarını çağırdı. Dave, Sol-leks'i kızağa bağlayan iki kayışı da dişleyerek koparmıştı ve kızağın tam önünde, eski yerinde duruyordu.
Orada kalmak için gözleriyle yalvarıyordu. Sürücü allak bullak olmuştu. Arkadaşları, kendisini öldüren bir iş yapıyor olsa bile, kızaktan uzaklaştırılan köpeklerin kalbinin nasıl kırıldığından bahsettiler. Yaralanan veya bu zorlu işi yapamayacak kadar yaşlanan köpeklerin yola koşulmadıklarında öldüklerine dair bildikleri örnekleri anlattılar. İnsafa gelip Dave nasıl olsa öleceği için, hiç olmazsa huzurlu ve mutlu bir şekilde, kızağa koşulu halde ölmesine karar verdiler. Böylece Dave yeniden kızağa bağlandı ve eskisi gibi gururla çekmeye başladı, ama içinden gelen acının ıstırabıyla habire feryat edip duruyordu. Birkaç kez yere düşüp yolda sürüklendi, hatta bir keresinde kızak onun üzerinden geçti. Artık arka ayaklarından biri tutmuyordu.
Ama kampa kadar dayandı. Sürücü ona ateşin başında bir yer hazırladı. Sabahleyin yola çıkabilecek halde değildi. Koşuma girme zamanı geldiğinde emekleyerek sürücüsünün yanına gitmeye çalıştı. Çırpına çırpına ayağa kalktı, sendeledi ve düştü. Sonra arkadaşlarının koşuma bağlandıkları yere doğru sürüklene sürüklene ilerlemeye başladı. Ön ayaklarını ileri uzatıp vücudunu yerde santim santim sürüyerek onların yanına getiriyor, sonra ayaklarını tekrar ileri uzatarak solucanlar gibi kendini ilerletiyordu. Sonunda gücü onu tamamen terk etti. Takım arkadaşları onu son gördüğünde nefes nefese karın üzerinde yatıyor ve özlemle onlara bakıyordu. Nehrin kıyısındaki sıra ağaçların ardında kalınca