NewtonunKafasınaDüşenElma

Reklam
Sopanın ve Dişin Yasası
Dingin soğuk gecelerde burnunu yıldızlara dikerek kurtlar gibi uzun uzun uluduğunda, yüzyılların ötesinden ve onun ağzından burunlarını yıldızlara dikerek uluyanlar, ölüp tozlara karışmış atalarıydı aslında. Buck'ın dalgalanan sesi onların sesiydi; onların kederini dile getiriyor, o sert hayatın, soğuğun ve karanlığın onlar için ne demek olduğunu anlatarak nameleniyordu.
Sayfa 21 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sopanın ve Dişin Yasası
Buck sadece deneyimlerinden öğrenmiyor, uzun zaman önce ölmüş içgüdüleri de tekrar canlanıyordu. Evcilleşmiş kuşaklar artık onun içinden çekiliyordu. Belirsiz de olsa soyunun gençlik günleri aklına düşüyor, insanların ortaya çıkmasından önceki çağların ormanlarında vahşi köpeklerin sürü halinde dolaştığı, kaçan avlarını kovalayıp öldürdüğü zamanları hatırlıyordu. Rakibini boydan boya biçtiği saldırı türünü, hızlı kurt ısırığını öğrenmek, onun için bir külfet değildi. Unutulmuş ataları da böyle dövüşürdü zaten. O atalar Buck'ın içinde eski hayatı diriltiyor, soylarının kalıtsal mirasına işledikleri bu eski hüner, Buck'ın da marifeti haline geliyordu.
Sayfa 21 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Sopanın ve Dişin Yasası
Burada ne huzur, ne rahat, ne de bir an olsun güven vardı. Sürekli bir kargaşa yaşanıyor, bir hareket oluyordu ve hayatı her an tehlikedeydi. Devamlı uyanık olmak şarttı çünkü buradaki köpekler ve insanlar, şehir köpeği ve insanı değillerdi. Yabaniydiler; sopanın ve dişin yasasından başka yasa tanımayan vahşilerdi.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı