Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin.
Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.
İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Kaynak senden incinmesin.
Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin.
Səni qəlbimdə gəzdirib hər an
Eşqimiz görməsin, dedim, hicran
Alam gözlü, mənimkisən, bildin
Sənin eşqindən, ay aman, ağladım, Güldüm
ağladım, güldüm...
Gülə bilməz, gülüm, bahar sensiz
Ürəyim od tutub yanar sənsiz
Gülə bilməz, gülüm, bahar sənsiz
Ürəyim od tutub yanar, yarım, sənsiz
Ürəyim od tutub yanar, canım, sənsiz
Hitabet yeteneğimin, o günlerde yoldaşlarımla ikna edici tartışmalar yaparken geliştiğine inanıyorum. Tam bir elebaşı olmuştum, kolayca öğreniyordum ve okulda çok başarılıydım ancak kolayca geçinilebilecek biri değildim.