...kişinin saadeti kütlenin saadetiyle tamamlanırdı. Çökmekte olan bir âlemin içinde tek başına bir insan huzurla yaşayamazdı. İnleyen, yalvaran, yardım uman, soyulan, öldürülen, ezilen nice analar, babalar, evlatlar varken, düşman ataların yadigârı bu toprakları her an bir parça daha kemirirken, Türk devletinin temelleri kökünden çatırdarken onun tek başına duyacağı mutluluğun ne kıymeti olurdu?
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık.. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
Sayfa 69 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu