Beş haftadan fazla zamanımı ayırdığım bu cengaverin herhangi bir incelemeye sahip olmadığını görünce, kitabı okumaya hevesli ve yorumlara meraklı okurların meraklarını arttırıp kafalarındaki bazı tereddütleri gidermek adına veyahut bu kitap kendilerine uygun değilse bunu gün yüzüne çıkarma hedefiyle incelememi kaleme alıyorum.
*Öncelikle Kazım Karabekir kimdir?
Kazım Karabekir, Şark(Doğu) cephelerindeki kumandanlığı ve başarılarıyla tarihe adını altın harflerle yazdırmış önemli bir komutandır. En azından bu kitabı okumak adına bu kadarını bilmek kâfidir.
*Kitap nasıl bir üsluba sahip?
Kitap ağır bir üslupla, bolca Osmanlıca kelimeler kullanılarak yazılmış. Bizim aşina olduğumuz kelimelerden ziyade daha çok farsça tamlamalar üzerine kurulu. Hele bazı mektuplar ve resmi yazışmalar var ki, koskoca sayfada anladığım tek kelime bazen "ve" bağlacı oluyordu. Abartıyorum elbette fakat okumak için biraz sabrınızı ve zamanınızı talep eden bir kitap. (Resmi yazışmalar harici Kazım Paşa'nın kendi dili fevkalade bizim kullandığımız sadelik düzeyinde)
*Kitabın içeriği
Aslında kitap, 5 ayrı kitabın birleştirilmesinden elde edilmiş.
1. Kitap: Cihan harbine neden girdik?
~ Bu bölümde: Osmanlı'nın o zamanki durumu, dönemin şartları, İttihat ve Terakki erkanının yönetim anlayışı ve Enver Paşa'nın Almanlarla münasebetini anlatıyor.
2. Kitap: Cihan harbine nasıl girdik?
~ Bu bölüm daha çok Türk-Alman ilişkisi üzerinde duruyor. Enver Paşa'nın nasıl Alman zabitlerin oyunlarına geldiğini ve Türk halkının nasıl Alman propagandalarına kandığını anlatıyor.
Burada özellikle dikkatimi çeken, Almanların üzerimizdeki ciddi tesiri ve Osmanlı'nın savaşa girdiğini en son öğrenenlerden birinin padişah olması. Padişahın yönetimdeki etkisizliği ve Almanların müthiş istihbarat-casusluk teşkilatları.