6 Mart'ta Mamahatun'da kaldık. Buradaki Rusların istihkam 25.000 kadar kazma, kürek, kusku var; dikenli tel, telgral teli ve sair muvasala malzemesi dolu, Ambarlarda, külliyetli et konservesi de ele geçmiş bulunuyor. Ermeniler, cephaneliği yakmışlarsa da bunun da bir kısmı kurtulmuş. Telsiz telgraf istasyonunu kâmilen tahrip etmişler.
Burada Ermenilerin tüyler ürpertecek bir cinayetleri karşısında çok istiraplar duyduk. 8 metre kadar kutrunda bir çukur açmışlar, içi çoluk çocuk her yaş tan ve her cinsten Türk ölüleriyle dolu. Vurmuşlar, süngülemişler ve soymuşlar, bu çukura doldurmuşlar. Mamahatun'dan yalnız bir ev halkı dağlara kaçıp kurtulabilmiş. Bu manzara karşısında duyduğum acıyı, şimdiye kadar gördüğüm en kanlı muharebe manzaralarında, gerek Çanakkale'de ve gerekse Irak cephesinde bile tatmamıştım. Zaten yürümek, koşmak ve biçare vatandaşlarımızı canavarlar elinden kurtarmak için büyük azmim vardı. Bu manzara karşısında dimağım, kalbim büsbütün ateşlendi. Elimdeki kuvvetlerle bir an evvel Erzurum'da ilk intikamı almak, sonra da Kars'a, Gümrü'ye, Ermenistan'ın yüreğine saplanmak için her şeyi gözüme aldım. Olanca süratimizle kolordumu koşturacağım. Varsın ordu kumandanlığının cepheyi tahdit eden hataları da kolordumun cephesine takılarak ileriye sürüklensin!