“Benim durmadan gördüğüm kabus budur: Acaba biz de evrenin, bir zamanlar erişime sahip oldugumuz bazı temel parçacıklarını kaçırıyor olabilir miyiz? Kozmik tarih
kitabinin hangi bölümleri “erişime kapatılmıştır"? Teorilerimizde ve denklemlerimizde bulunmayıp bizi asla bulamayacağımız cevaplar için el yordamıyla arayışa sokan seyler nelerdir?”
“Albert Einstein laboratuvara neredeyse hiç adımını atmamıştır; olguları test etmemiş veya karmasik ekipmanlar kullanmamıştır. O, bir durum ya da model icat ederek ve ardından bazi fiziksel prensiplerin sonuçları üzerinde çalışarak doğayla hayal gücü aracılığıyla etkileşime girilen "düşünce deneyini" geliştiren bir teorisyendir.”
"Yani karanlık maddenin etkileri gerçektir. Sadece mahiyetlerini bilmiyoruz. Karanlık madde güçlü nükleer kuvvetler aracılığıyla etkileşime girmiyor gibi görünüyor, bu nedenle çekirdekler oluşturamaz. Zayıf nükleer kuvvetler aracılığıyla etkileşime girdiği de tespit edilemedi, ki bu ya- kalanması zor nötrinoların bile yaptığı bir şeydir. Görünüşe göre elektromanyetik kuvvetle de etkileşime girmez, bu yüzden moleküller oluşturmaz ve yoğun karanlık madde yumakları halinde yoğunlaşmaz. Işığı da emmez, yaymaz, yansıtmaz ya da saçmaz. Başından beri bildiğimiz gibi, karanlık madde gerçekten de kütleçekimi uygular ve sıradan madde buna tepki verir. Ama hepsi bu kadardır. Bunca yıldan beri, başka bir şey yaptığını gören olmadı.
Şimdilik, karanlık maddeyi garip, görünmez bir dost olarak yanımızda taşımakla yetinmeli, evrenin bizden beklediği yer ve zamanlarda onu yardıma çağırmalıyız"
"Uzay ve zaman boslugundaki galaksiler arasında meydana gelen belki de en egzotik olgu, varolus alemine girip çıkan, tespit edilemeyen madde ve antimadde çiftlerinden olusan kaynar haldeki bir sanal parçaciklar okyanusudur. Kuantum fiziginin bu tuhaf öngörüsü “vakum enerjisi"
olarak adlandırılır ve maddenin tamamen
yoklugunda gelisen, kütleçekime karşı hareket eden dışa doğru bir basınç olarak kendini gösterir. Karanlik enerjinin vücut bulmus hali, hizlanan evren, bu vakum enerjisinin etkisiyle hareket ediyor olabilir.
Evet, galaksilerarası uzay hareket dolu bir yer ve sonsuza kadar da öyle kalacak.”