bir zarif okur

bir zarif okur
@Uezay
bir Filistin meselesi
Puan vermedi·183 syf.··
2022 11. kitabı
Filistine duyduğumuz bağlılığı Rabbim bir nebze dahi olsa eksiltmesin, çoğaltsın. Bu Kitabı okurken fevkalade bir heyecan vardı üzerimde, zira Kudüs ve Abdülhamid-i Sani, yani iki büyük, beni öylesine büyüleyen iki Konu bir arada idi. Aman yarabbi bu nasıl bir duygu. Şimdi ben birde Sahipkıran Efendimiz’in Filistine olan bağlılığını okuyacaktım. Hamd olsun hüsrana uğramadım okurken, bazen çok fazla değer verdiğimiz ve anlam yüklediğimiz mevzularda İnsan hayal kırıklığına uğraya biliyor. Bunu hayatımızda her anlamda yaşamış ve bu duygu hepimize aşinadır. Amma velakin bu Kitapta öyle olmadı. Fanatik Yahudilere/ Siyonistlere öylesine bir Kin, nefret, ne derseniz hayal gücünüze bırakıyorum burayı, besliyordum. Kitapın ilk sayfalarında Yahudilerin Hıristiyan Avrupa tarafından ne denle zorluklar çektiğinden bahsediyor. Onların uğradığı zulüm, istenmeme ve dışlanmaya maruz kaldığından ve bunun üzerine bir kıyaslama ile karşımıza çıkıyor Yazar. Bu hususta Osmanlı ile göçmen Yahudileri ele alıyor. Aslen onlar kötü yahut fanatik değil, onların, yani Osmanlı zamanında Theodor Herzl’ın öne sürüp bir “Yahudi devleti” kurulacak diye ortaya atılana kadar Yahudilerin hiç bir bu yönde amaçları/ hedefleri yoktu. Yazarın şuna değinmesine ne sevindim: Biz Müslümanlar her kim olursa olsun (gayri müslim/ kötü huylu vesaire ..) kişiye iyi davranmak ile mükellefiz. Hatırlayalım: Fahr-i Kainat Efendimiz, Cihanın Sultanı Peygamber Efendimiz s.a.v en sevdiği Amcası Hazreti Hamza a.s Şehit edilmedi mi Uhud savaşında? Edildi. Birde Şehit eden Vahşi Müslüman olmadı mı? Oldu. Ya Râb bu ne büyük imtihan! Bisyâr şey kattı bu Kitap bana, Rabbim her daim merhamet’i ve hoş görü ile yaklaşmayı eksik etmesin. Selametle
Filistin
II. Abdülhamid ve FilistinRefik Şakir En-Nedşe · Mostar Yayınları · 2011143 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
mestim bu esere
10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
Hayatim boyunca bir cok Kitap okudum, farkli dillerde, farkli zamanlarda ve farkli yerlerde. Hepsinde acip okudugumdaki his farklıydı, kiminde ah bir bitsede digerine gecsem dedim, bir digerinde son Sayfalari bitirmemek icin erteledim. Ama „Posta Kutusundaki Mizika“ ap ayri. Postitlerimi bitirdi kendisi . Her satirinda her sayfasinda bir cümle cizdim. Aa bak bunuda unutma, ne güzel söylemis yazar, bak kizim bunu unutursan cok büyük ayip edersin, dedim. Bazen bos romanlar okuyup‘da Hayallere dalmak güzel oluyor, lakin gerceyede dönmek gerek azizim. Ahireti hatirlamak, hatirlatmak gerek. Bundan ötürü yetisti Posta Kutusundaki Mizika, sanki kimsenin bilmedigi, derinden düsündügüm seyi duymus ve karsima cikmis gibi. Raflarimizda degil, yani basimizda en güzel yeri hak ediyor degerli eser. Yazarin Kalemine saglik diyor ve dilerim ki sizlerinde Postitlerini sömürür, lakin hak ediyor kendileri (: Çok sevdiğim bir söz ile noktamı koymak ve geceye gözlerimi yummak istiyorum; “Söz güherdir ne bilir kâdrini nâdân güherin” Anlamı ise: Söz mücevherdir, cahiller mücevherin kıymetini nereden bilecek. Posta Kutusundaki Mızıka
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma