Issız bir adada, rüzgârın sesi
Dalgaların anlattığı eski bir hevesi
Robinson Crusoe, tek başına kalmış
Zaman bile orada sanki durmuş, yavaşmış
Gökyüzü geniş, umutlar daralmış
Her gün aynı güneş, aynı yalnız sabahmış
Bir ayak izi yok, bir ses yok yanında
Sadece kendi kalbi var, ıssız dünyasında
Konuşur bazen bir gölgeyle, taşla
Bir dost arar rüzgârda, dalgada, başla
Bir gemi geçer mi diye ufka bakar
Yalnızlık içini sessizce yakar
Ama yine de vazgeçmez hayattan
Bir kıvılcım taşır en küçük umutlardan
Robinson Crusoe, yalnızlığın adı
Direnir içindeki insanın inadı
Issız ada susar, o konuşur yine
Yalnızlık büyürken bile içinde
Bir gün döner mi diye bekler zaman
Ama öğrenir sonunda: “İnsan, insandır her zaman.”