Ufuk HİLAL

Ufuk HİLAL
@Ufukhll07

Ufuk HİLAL

, bir kitap okudu
Puan vermedi·100 syf.·
2024 31. kitabı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
istediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapin, seçim mezular düzenleyin, en özgürlükçü kanunlari çıkarın, sosyalizmin veya komünizmin mucizevi gücüne inanın, eger yüz binlerce çocuğumuz dar görüşlü, faydasız insanlar olarak hayata adim atacaksa her türlü yasaya ve sosyal haklara ragmen hayatimiz sefil, sönük ve ruhsuz olacaktir. Bu gençler arasından çıkan memurlar ihmalkâr, bakanlar siyasi madrabaz, milletvekilleri ise halkın sırtından kazanan vurguncular olacaktir. Okul, yeni nesillerin aklın ve kalbini körelten yerler olur. Basın ise güzelligini satarak geçinen bir fahişiye benzemeye başlayacaktır.
Sayfa 64 - Can·Kitabı okudu
Hayata Dair
ATATÜRK’E DÜŞMANLIKLARININ NEDENİ!.. Gazi 2 Nisan 1922 tarihinde yanında Sovyet Elçisi Aralov ile birlikte Konya’dadır: "O gece iki medreseyi ziyaret ettik. Kanlı, canlı hemen hepsi de gencecik mollalar medresenin avlusunda dizilmişlerdi. Bunların yanında, geniş cüppeli, beyaz sarıklı hocalar da yer almıştı. Hepsi de yerlere kadar eğilerek Mustafa Kemal Paşa’yı selamladılar. Bunların içinden biri, bunların başı ve en nüfuzlusu, Mustafa Kemal Paşa'dan Medrese sayısını artırmasını rica etti. Bu zat, ayrıca, medrese öğrencilerinin o güne kadar olduğu gibi, askere alınmamalarını da ıstirham etti. Hoca konuşurken Mustafa Kemal'in kendini tuttuğu belli oluyordu. Ama medrese öğrencilerinin askere alınmamaları söz konusu olunca, artık kendini tutamadı ve yüksek sesle, sertçe: -Ne o?' dedi. 'Yoksa sizin için medrese, Yunanlıları mağlup etmekten, halkı zulümden kurtarmaktan daha mı değerlidir? Millet kan içinde yüzerken, halkın en iyi çocukları cephelerde dövüşür, yurt için canlarını feda ederken, siz burada genç, sapasağlam delikanlıları besiye çekmişsiniz! ..' Mustafa Kemal konuşurken gözleri daha sinirli bir hal alıyordu: -Bu asalakların askere alınmaları için hemen yarın emir vereceğim!' Hocalar sindiler, ama yüzleri öfkeden kıpkırmızı kesildi, yabancıların yanında hükümet başkanı onları paylamıştı. Mustafa Kemal Paşa bize dönerek, -'Hadi gidelim,' dedi, 'artık burada bizim için yapılacak bir şey kalmadı. Ve şöyle, isteksizce bir selam vererek oradan ayrıldı. Mustafa Kemal Paşa otomobilde uzun bir süre yatışmadı: -Savaş sona erince onlarla daha ciddi konuşacağım! Her şeyden önce onları mali dayanaklarından, vakıflardan yoksun edeceğim. Yurt topraklarının büyük bir parçası, neredeyse üçte ikisi, belki daha çoğu vakıftır. Bu topraklar mollaların yaşam kaynaklarıdır.
Alıntı
İngilizlerin Türklere karşı tutumu ve İngiliz Ermeni münasebetleri
Ermeniler bir taraftan bu isteklerde bulunurken diger taraftan yollarda rastladiklar silahsiz ve müdafaasiz Türklere saldirmaktan geri kalmiyorlardı. Nitekim aslen Maras'in Sekerli Mahallesinden olup, Mondros Mütarekesi imzalandiktan sonra Adana'da oluşturdukları "Ermeni Intikam Alayi"na kayitlı Josef Maras'a geldiginde, bir gün çarşıda gezerken Nadirli köylüsü bir Türkün iki hayvan ile sehirden bir seyler alarak köyüne gitmek üzere yola çıktığını gördü. Arkasindan takibe koyuldu. Kalbinde herhangi bir kötülük olmayan Türk köylüsü, arkasindan asker kılığında yaya olarak gelen bu kisiyi gördü Yaya yürümesine gönlü razi olmadi. Yedekteki beygire binmesini söyledi. Josef beygire bindi ve bir müddet yolculuk ettiler. Ungüt'ü geçtikten sonra yolda kimsenin olmadigin gören Josef tabancası ile köylüyü sehit etti. Türkün atini alarak sehre geri döndü. Sehirde bu at ile gezerken sehit olan köylünün yakinı bu atı tanıdı ve şikayette bulundu. Bunun üzerine Josef yakalanip hapse atildi.
Sayfa 16 - Atatürk Araştırma Merkezi·Kitabı okudu
Tarih
İngiltere 18. asrin ortalarinda Fransa'yı yenerek Hindistan'a yerleşmiş ve büyük bir sömürge imparatorluğu kurmuştu. Aradaki mesafenin uzaklığı Ingiltere’ye güvenli bir yol oluşturmak ve bu yol üzerindeki stratejik noktaları kontrolüne almaya mecbur etmiştir. Bu mecburiyeti bir Ingiliz albayının Fransız gazetecisine verdigi su demeçten daha iyi anlıyoruz: "Sizin için Doğu bir aksesuar, bir fantezidir. Bizim için ise, bize sadik kaldığı sürece hayatimiz, bizi istemediği zaman da ölümümüzdür." !
Sayfa 1 - Atatürk Araştırma Merkezi·Kitabı okudu