55 yaş civarında, mutluluk eğrisi yönünü yukarı çeviriyor. Yani mutluluk grafiği bir “u“harfi çiziyor. Hiçbir şeyin sonsuza dek sürmediğini, yaşamda her anın kıymetli olduğunu, hırs ve öfkenin insanı çirkinleştirip, sevgi ve şefkatin güzelleştirdiğini fark edenlerimiz için bu mutluluk serüveni, yaklaşık 70 li yaşların sonu ve hatta 80 li yaşların ortalarına dek uzanıyor.
Bir toplumu değiştirmek açısından yasalar, kanunlar önemli… Ama toplumun yasa ve yönetmelik çıkararak değişeceğini beklemek saflıktır. Değişim için her bir anne babanın, her bir öğretmenin, her bir üniversite öğrencisinin, yani her bir vatandaşın önce kendisiyle sohbet edebilecek bir gelişmişliğe ulaşması lazım.
İnsan dediğimiz bu muhteşem varlık “ben” bilinci içinde en azılı canavardan daha canavar olabildiği gibi, “biz” bilinci içinde meleklerden daha sevecen ve yardımsever olabiliyor.