Ankara Çayı, bağrına şevkatle basıp muhafaza ettiği sivrisinek larvalarınu usul usul kabuğundan salıyor, evlâd-ı haşerattan dokunmuş vızıltı pikesini, ana avrat sövmüşmüş sövmemişmiş hiç aldırmadan civardan geçenlerin burun deliklerine, kulak memelerine doğru sallıyordu.
Ölüm, “Yaşıyorum” iddiasında olan kısacık dünya uykusundaki insanoğlunun bilmediği, bu tarafa geçmedikçe de bilemeyceği upuzun bir yaşama şekliydi mesela…