A.R. Valtheron
“Kötülük nedir?” sorusunu yüzümüze tokat gibi çarpan bir eser.
Kötülüğün Hikayesi, klasik iyi-kötü ayrımını yerle bir eden bir anlatı sunuyor. Yazar, kötülüğü dışsal bir güç olarak değil, insanın içinde saklanan bir potansiyel olarak ele alıyor.
Okurken en çok rahatsız eden şey şu: Hikâyedeki karanlık aslında bize yabancı değil. Karakterler üzerinden ilerleyen bu içsel yolculuk, okuyucuyu kendi karanlığıyla yüzleşmeye zorluyor.
Bu kitap bir hikâye değil, bir yüzleşme.