Yine de günaydın.
Her şeye rağmen günaydın.
Düşünüyorum da; sosyal medyada yazılı ve görsel edebiyat dünyasının içine girdikçe, yeni insanlar tanıdıkça — editörler, yayıncılar, baskı ve matbaa süreçlerini gördükçe — bu dünyanın ne kadar ağır, ne kadar hantal ve ne kadar yavaş ilerlediğini daha net fark ettim.
Daha da kötüsü; duyarsızlığın neredeyse alışkanlık hâline geldiği bir düzenin içinde olduğumuzu gördüm. Sadece kendi pencerelerinden bakan, yalnızca kendi çevrelerine yakın olan yazarlara alan açan; bunun dışındaki pek çok kalemi görmezden gelen bir yapı…
Okumadan eleyen, anlamadan yargılayan, geri dönüş bile yapmadan insanları yok sayan bir anlayış…
Nice insanın hevesinin kırıldığına, nice iyi metnin bir köşede sessizce kaybolduğuna tanık oldum. Bir cevap bekleyenlerin cevapsız bırakıldığına, bir fırsat umanların kapıdan çevrildiğine…
Sürat yok, refleks yok, samimiyet çoğu zaman yok.
Ama yine de…
Günaydın.
Okuyuculara, okuyanlara, okunanlara günaydın.