Ukdei

Ukdei
@Ukdei
Seelamm nanay nanay nanay
Kur' an ve Sünneti incelediğimizde son derece mühim bir ilkeyi öğreniriz: Allah bize, bizim başkalarına ettiğimiz gibi muamele eder. Bu da bizi bir diğer önemli ilkeye götürür. "Altın Kural" der ki: "Başkalarına, size davranılmasını istediğiniz gibi davranın." İslam'da bizim başka bir ilkemiz daha vardır, ona da "Platin Kural" diyelim: "Başkalarına,Allah'ın size davranmasını istediğiniz gibi davranın."
Reklam
Müşfik bir farkındalık ve kabul ile fiziksel acılar bile azalabilir. Fiziksel ve duygusal acımızı yargılamadan kabul ettiğimiz takdirde acımız azalır.
Allah Kur' an'da pek çok kez "inananlar ve salih amel işleyenler" der. Yani sadece inanmak yeterli değildir, bu inancı fiiliyata da dökmemiz gerekir. Mevzu ister dünya ister din olsun, çoğu insan ne yapılması gerektiğini bilir ama harekete geçmez.
Hz. Peygamber (sav) ayrıca şöyle buyurur: ' "Müminin işine hayret ederim. Şüphesiz Allah, mümine kendisi için hayırlı olandan başkasını takdir etmez." (Müsned-i Ahmed, 12495) Hz. Peygamber'in sözlerinden şunu öğreniyoruz; eğer inanmışsak başımıza gelen her şey aslında bizim için iyidir. Bu yüzden mümin her daim ümitvar olmalı ve başına gelene olumlu bir mana atfetmelidir. Bu her şeyi değiştirir.
Şüphesiz, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. " (Kur'an, 94:6) Yani her an hepimize hem zorluk hem de nimetler verilmiştir. Bunlar birlikte gelir. Hangisine odaklanacağımızı biz seçeriz. Ve bu seçim, her şeyi değiştirir.
Reklam