California Üniversitesi'nden Dr. Robert A. Emmons ve
Miami Üniversitesi'nden Dr. Michael E. McCullough şükür
üzerine birçok araştırma yaptılar. Bu araştırmalarından birinde,
katılımcılardan belli konulara odaklanarak her hafta birkaç
cümle yazmaları istendi.
İlk grup, o hafta olanlardan müteşekkir oldukları şeyleri,
ikinci grup kendilerini rahatsız eden şeyleri, üçüncü grupsa
olumlu ya da olumsuz bir etki bırakmayan olayları yazdı. 10
haftanın ardından, şükür vesilelerini yazanların daha iyimser
olduğu ve hayatlarına dair memnuniyetlerinin daha yüksek
olduğu gözlendi. Ayrıca daha çok spor yaptıkları ve olumsuza
odaklanan gruptan daha az doktora gittikleri görüldü.
Bilhassa başkalarının sözlerinden kaynaklanan acımızı kabullendikten sonra, Allah bize devasını verir. "Sen şimdi Rab bini
hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol!"
Bilgi güçtür ama yalnızca
onu içselleştirdiğimizde ve hayata geçirdiğimizde bir güçtür.
Öğretmenlerimden biri şöyle derdi: "Bilgi, bilgilendirme değil,
dönüştürme amaçlıdır."Bazıları tüm Kur'anı ezberleyebilir ama
kalplerinde yahut hayatlarında hiçbir etkisi olmaz. Bazı insanlar
da başkalarını kontrol altında tutmak için dini bilgileri kullanır.
çocuk sahibi olmak, fiili olarak mutluluğu artırmaz,
azaltır. Ama çocuk sahibi olmak hayatın manasını artırır, mananın artışı da gerçek itminanı bulmamızı ve genel bir iyilik haline
kavuşmamızı sağlar.
varılacak hedef mutluluk değildir; mutluluk, bizi o yolda bulur. Kişisel memnuniyetimizi hayatımızın
ana gayesi haline getirirsek hiçbir zaman memnun olamayız.
Ama hedefimizi Allah'ı h oşnut etmeye ayarlarsak şüphesiz ki
O bizi hoşnut edecektir.