Artık kendisine dair dualar etmeye başlıyor:
Arkadan gelecekler içinde iyilikle anılmayı bana nasip eyle! (Şuara-84) Bunu
neden istedi?
Hiç birimiz unutulmak istemeyiz. Unutulmak istememeye dair fıtri bir eğilimimiz var. İnsanların unutulma
ve önemsiz olma korkuları var. Hatta hayatta iken de önemsiz olma unutulma yok sayılma hepimize çok acı
gelir. Bu bazen zarar verici davranışlara dahi sürükleyebilir. Amaç görünür olabilmek, yok sayılmamak
içindir. Bazen görünür olmak için kişi kendisi ile bağdaşmayan şeyleri bile söyleyebilir, savunabilir. Bu
baki kalma isteği, aslında içimizdeki Allah’ın kendi ruhundan üflediği ruhlarımızdan gelen bir baki kalma
isteği arzusu içerisindeyiz. Fani olmayı istemiyoruz, hiç yaşamamış gibi olmayı istemiyoruz. Bu yüzden
akıllarda kalmak, izler bırakmak için sürekli bir gayret içerisindeyiz.
İnsan olmanın amaçları (ibadet- imar-bilmek) İmar etmek için, dünyayı daha güzel bir hale getirebilmek
içinde buradayız. O zaman Fani olmama, baki olma arzusu ile imar etme arzusu ile bir paralellikte söz
konusu. Bunlar birbirini besleyen iki unsur. O yüzden icatlar yapıyoruz. Sürekli etrafımızı imar etme
içerisindeyiz. İmar etme ile baki kalma şiddetli bir uyum içerisinde.