Ukdei

Ukdei
@Ukdei
Seelamm nanay nanay nanay
Evet, biz hakkıyla cihad edebiliriz neden? 1. Çünkü O beni içtiba etti, o beni seçti 2. Bu dinde herhangi bir zorlanma yok, içinde bulduğum kabiliyetlerimin üzerinde bir zorlanma yok. 3. Benim babam İbrahim, ben onun genleri taşıyorum, ben onun duasını aldım, kolayca cihad edebilrim. 4. Benim adım Müslüman, bu şekilde isimlendirildim, ben teslim olanım. Müslümanın bir sürü özellikeleri var ben bunları da kendi içimde taşıyorum. Yani bir Müslüman nerede olursa, ne yapıyor, kendisine ne görev verilmiş olursa olsun, Yaşamda krizler potansiyellerimizi ortaya çıkarır. Bilmediğimiz o kadar çok potansiyelimiz var ki. Psk. Reyhan Özyaglı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“O’nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim.” (Enam-163) Adımızı da İbrahim as koymuş, aynı bir babanın evladına isim koyması gibi o bizi i ismlendirdi. Bize “Müslüman” adını koydu. “Rabbim hepimizi babamıza layık evlatlar kılsın, Babamız İbrahim’e layık, onun gibi teslimiyetli, onun gibi hakkı gözeten, onun gibi zürriyetini düşünen, hayırlı ümmet olabilmeyi hayırlı ebeveynler olmayı hepimize nasip etsin inşallah.”
Allah bize siz potansiyellerle dolusunuz diyor.
Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız. Hakikaten Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir. (Nahl-18) Buna gücüm yetmezken nasıl kalkıp cihad etmeye gücüm yetecek? Allah’ın, göklerde ve yerde bulunan şeyleri hizmetinize verdiğini, nimetlerini gizli ve açık olarak önünüze bolca serdiğini görmez misiniz? İnsanlardan öyleleri vardır ki bir bilgi, bir rehber ve aydınlatıcı bir kitap olmadan Allah hakkında tartışmaya kalkışırlar. (Lokman-20) Anın içerisinde bile binlerce nimet dokunuyorken bana hakkıyla cihad etmeyi bu nimetlerin karşılığını nasıl vereceğim? Nereye? Kime Hakkıyla cihad edeceğim diye endeşelenirken Alahu Teala hemen arkasından yatıştırıcı ayeti gönderiyor “O sizi seçti.” Seçme kelimesi kuranı kerimde 3 şekilde kullanılıyor: “İstifa” safça seçme: Peygamberlerin, meleklerin seçiminde, seçme hususunda herhangi bir şarta gerek duyulmuyor. Tertemiz safça bir seçim. Ön şart olmadan. (hac75) Allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah her şeyi işitmektedir, görmektedir. (Hac-75) “iğhtiyar etme” hayrını görerek seçme. Musa as için özellikle kullanmıştır Allahu Teala. Musa as’ın “ben senin içindeki hayrı gördüm ben seni seçtim” cümlesine ihtiyacı vardı. Çünkü katil olarak aranıyordu o sırada, nasıl kendisinin hayırlı olduğuna inanabilecekti aksi halde? “İçtiba” bize gelince, suyu havuzda toplamak anlamına gelen içtiba kelimesi seçilmiş. Havuz bir müminin kendisi, içindeki su da onun potansiyelleri anlamına geliyor. Eskiden vergi toplayanlara da bu isim veriliyordu. Vergi toplayan kişinin birçok bilgiye sahip olması gerekiyor. Yani siz o potansiyellerle dolu bir havuzsunuz bu yüzden ben sizi seçtim. Çünkü sizin bu hususta beceri ve kabiliyetleriniz var. Hakkıyla cihat etmeyi nasıl yapacağız derken, Allah bize siz potansiyellerle
Biz bu zamana kadar zaman yönetimini saat yönetimi olarak algılamışız, zaman yönetimi dediğimiz şey aslında anda kalabilmek, anda olabilmek, o ana dikkatini yoğunlaştırabilmek. Bir hedefi koyduk ya algıda seçiciliğe geçti zaten zihin. Önüne gelenlerde zihin seçecek hedefe uygun şeyleri. Gelecek kaygılarındankendini uzaklaştırıp anda kalacaksın, şu anda her şey yeniden yaratılıyor, Her an kainat yeniden yaratılıyor. Yani Bakalım bugün neler olacak? Allah benimle ne yaptıracak? Alışkanlıklardan uzaklaşmak ezberleri bozmak, kal burada işte bu zaman yönetimi, her zaman gittiğin yoldan gitme, başka bir yoldan git ve buraya dikkatini ver. Dikkatin en güzel egzersiz alanı namaz. Orada odaklanmanın egzersizini yapıyoruz. Harika bir odaklanma mercii namaz. Tüm ibadetlerimiz böyle bizi hemen bu ana çekiyor. Bütün o diğer anların savaşlarından da uzaklaşıyor. Beni savaştan alıkoyuyor. Ne kadar koruyucu, çünkü o anı yaşamakla varsın. O namaz sen olacaksın o esnada. Odaklanmakta akla giden yollar var. Odaklanacak olan şey zihnim, kalbim. Ama bu aklımla kalbime giden kanallar var. Beş duyum bir kanal aslında ama kanallarımda ukteler(bağlar) olabiliyor. Duyularımda bir düğüm olabilir dilimde, gözümde, kulağımda... Bu düğümleri çözmem lazım ki hayata dikkat verebileyim. Yani 5 duyudan aldığımız bilgiler aklımızı ufkumuzu genişleten bilgiler olması gerekiyor. Bu da en önemlisi iman ve tefekkür ile mümkün. bu düğümleri iman ve tefekkür ile çözebilirim. çok basit, ana kat. (camdan denizi seyrederken, denizin renginin değiştiğini fark etmek, deniz gri sen koskoca denizsin nasılda hemen rengini değiştiriyorsun, demek ki bir değişkenlik söz konusu. Allah her gün gökyüzünü boyuyor her an) Allah her an yaratma halinde. dikkatimiz ana yöneldiği de gönlümüze giden düğümleri çözebiliriz. o
Kur’an okunduğu zaman onu dinleyin ve sessiz durun ki rahmete nâil olasınız. (Araf-204) "kuran okunduğu vakit öyle ise dinleyin onu" Tamamen odaklanarak dinlemeyi kast ediyor. Farkına vararak bir dinleme gerçekleştirin. Modern yaşamda çok fazla meşgulyietler var, birden fazla işi bir arada yapmaya sevk ediyor bizi bu çağ. Hep hızdan bahseden bir çağda multi-fonksiyonel olmaya çalışıyoruz. Aslında insanın buna hiç kabiliyeti yoktur. İki hafıza var, Örtük bellek (implicit memory), Açık bellek (Explicit memory) Bilgi örtük belleğe’e geçerse onun yanına başka bir şey yapabilirsiniz. Araba sürerken sohbet etmek gibi. Ama aynı anda açık belleği yapamaz, aynı anda iki şeyi öğrenemezsiniz. Aynı anda iki şeyi öğrenmek mümkün değil. Ama modern yaşam sanki bize bir şeyleri aynı anda yapmamızı öğütlüyor sanki, bu da bir dikkat dağınıklığına sebebiyet veriyor. Ve dikkatimizi nere yönlendireceğimizi bilemiyoruz. Tasavvufta söylenen bir cümle vardır “ Bir kapıda olan her kapıdadır, her kapıda olan için kapıda değildir.” Yani kulağımız her kapıda olduğunda hiçbir şeyi hakkı ile duyamıyor oluyoruz. Allahu Teala Araf 204’te tam ba bunu söylüyor. Tamamen dikkatinizi ona verin anlamında. O anda olun o anda onu orada dinleyin. Bu çok harika bir dikkat ayeti. Vaktinizi tamamen verin ona yani bütün benliğinizi oraya koyun.