Biz bu zamana kadar zaman yönetimini saat yönetimi olarak algılamışız, zaman yönetimi dediğimiz şey
aslında anda kalabilmek, anda olabilmek, o ana dikkatini yoğunlaştırabilmek. Bir hedefi koyduk ya algıda
seçiciliğe geçti zaten zihin. Önüne gelenlerde zihin seçecek hedefe uygun şeyleri. Gelecek kaygılarındankendini uzaklaştırıp anda kalacaksın, şu anda her şey yeniden yaratılıyor, Her an kainat yeniden
yaratılıyor. Yani Bakalım bugün neler olacak? Allah benimle ne yaptıracak? Alışkanlıklardan uzaklaşmak
ezberleri bozmak, kal burada işte bu zaman yönetimi, her zaman gittiğin yoldan gitme, başka bir yoldan git
ve buraya dikkatini ver.
Dikkatin en güzel egzersiz alanı namaz. Orada odaklanmanın egzersizini yapıyoruz. Harika bir
odaklanma mercii namaz. Tüm ibadetlerimiz böyle bizi hemen bu ana çekiyor. Bütün o diğer anların
savaşlarından da uzaklaşıyor. Beni savaştan alıkoyuyor. Ne kadar koruyucu, çünkü o anı yaşamakla varsın.
O namaz sen olacaksın o esnada.
Odaklanmakta akla giden yollar var. Odaklanacak olan şey zihnim, kalbim. Ama bu aklımla kalbime giden
kanallar var. Beş duyum bir kanal aslında ama kanallarımda ukteler(bağlar) olabiliyor. Duyularımda bir
düğüm olabilir dilimde, gözümde, kulağımda... Bu düğümleri çözmem lazım ki hayata dikkat verebileyim.
Yani 5 duyudan aldığımız bilgiler aklımızı ufkumuzu genişleten bilgiler olması gerekiyor. Bu da en önemlisi
iman ve tefekkür ile mümkün. bu düğümleri iman ve tefekkür ile çözebilirim. çok basit, ana kat.
(camdan denizi seyrederken, denizin renginin değiştiğini fark etmek, deniz gri sen koskoca denizsin nasılda
hemen rengini değiştiriyorsun, demek ki bir değişkenlik söz konusu. Allah her gün gökyüzünü boyuyor her
an)
Allah her an yaratma halinde.
dikkatimiz ana yöneldiği de gönlümüze giden düğümleri çözebiliriz. o