Dikkatimizi vereceğimiz şeyi seçeceğiz, Seçme kelimesi Arapçada “iğhtiyar” kelimesinden geliyor. Kelime
kökü “hayır”dır. Yani içindeki hayrı görüp karar vermektir. Hangisine yönelmem hayırlıdır? Dikkatini dağıtan birey tercih yapamaz, manevi tembellik, atalet haline girerken dikkat vermek seni bilişsel düzeye çeken bir eylem oluyor. Öbür türlü sürüklenip gidiyorsun, bu tercih bizi imana götürüyor. Ölümü düşünmek
hayırlı olanı tercih etmeyi sağlıyor.
İmamı Kuşeyri’nin risalesinde “el vakt” kelimesi, hikmet sahibi olan kimseler göre dikkat somut kavram değildir, daha çok hayali bir kavramdır ama çok önemli kavramlarında belirleyicisidir. “İnsan sahip olduğu tek zamanın içinde bulunduğu an olduğunu bilene kadar asla sukünet bulamayacaktır.” Ve bu şekilde bir
öneri getiriyor Kuşeyri. Ne geçmiş ne gelecek, anda kalmak kişi için kurtarıcı bir hale geliyor. “Eğer anda dünyada isen sen dünyadasın eğer ahirette isen sen ahirettesin, sen hüzündeysen sen hüzünsün.”
Zaman aslında insanın kendi deneyimidir, çok sübjektif bir kavramdır zaman aslında. Soyuttur, ölçülemez, kimi için uzan kimi için kısacık.
“Zaman keskin bir kılıçtır. Sen onu kesip öldürmezsen o seni kesip öldürür.”
-İmam Şafii