Ukdei

Ukdei
@Ukdei
Seelamm nanay nanay nanay
“Ahlak aklın taharetidir” Akıl ahlakla temizleniyor, ahlak olmasa akıl kontrolden çıkabilir. Tahir olmayan aklın ürettiği bir bilgi hem insana hem de çevreye zarar verir. Kişi bireysel menfaatlerinin peşine düştüğünde veya fani olan dünyanın peşine düştüğünde akıl küçülür. Akıllarımızı büyütmek istiyorsak, toplum menfaatini düşünmemiz gerekiyor. İdeoloji sahibi olan akılların işidir büyük akılların işidir toplum menfaatini düşünen kişiler. Bireysel değil ümmetin faydasını düşünür. Nur suresi bir ahlak suresidir, Nur suresi Risaletten 15 16 sene sonra gönderiliyor, Çok daha yeni devletleşmeye çalışan İslam toplumuna gönderiliyor. Müslümanların savaş içerisinde tehtit altında olduğu bir zamanda. İçeride de münafıklar var bu sırada. Nur suresi sosyal statü, ahlaktan veriyor. Müslümanlar o sıra canlarının derdinde iken neden ahlaktan bahseden bir sure indi? Çünkü içeride ahlakı güçlendirdiğide dışarıdaki sorunlar ile savaşmak için Müslümanların daha güçlü olacaklar. (Filistinliler gibi) Ahlaki kaidelerin insana kazandırdığı erdemerle birlikte, cesaretimiz, atılımcı olacağız. Direnç kazanmak için ahlak kazanmamız gerekiyor.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ahlaki kavramlarla kendimi tanımladıkça, kendiliğime dair bir bilgi edinmiş oluyorum. Kendimi tanımladıkça Rabbimi de tanımlamış oluyorum. Bu ahlaki kavramlardan Rabbimin ahlakına bir kapı açmış oluyorum. Marifet dediğim şey, nefsimin ahlakını fark edebilmek, nefisten kasın kendi ahlakımı fark ettiğimde Allahın ahlakını bilmeye bir yol alacağım. Marifet, Allahı bilmek demek. Allah fıtratımızda var, Allahla alakalı en çok Allaha benzemek istiyorum. Bunun için çok uzağa gitmeme gerek yok. Çünkü, Allah bizi yaratırken ruhu üflerken kendi esma ve sıfatlarından bize verdi. Rabbimin Rahman olduğunu bilmem için, rahman ismini önce kendimde arayacağım, buradan bir kapı açıp, rabbimin rahman ismine ulaşacağım. Allah’ın Rahman isminden bize düşen kısmı “merhamet” asla acımak değil. Acımakta kibir var, karşı tarafı küçük görmek var. Merhamet çok daha güçlü faal bir anlama sahip. Merhamet, daha büyük resmi düşünmektir (sokakta çalışan çocuklara para vermek, acımaktır, ama onu çalıştıranları pekiştirmemek para vermemekte merhamettir.) Merhamet bazen sert kararlar verebilmektir. Hz.Yusufa 10 kardeş geldiğinde, Yusuf as onlara Yusuf olduğunu açıkladığında, abiler nasıl bir mevkiye gelmişsin bizi affet diyince, Yusuf as onlara “Bugün size hiçbir kınama yok” diyor. “Allah sizi affetti. ”Çünkü o merhametlilerin en merhametlisi”
Acı yarışında değiliz.
İbni Aşur Tefsirinde Rahman suresinin 4. Ayeti kelimesi için diyor ki: “Allah insanın içinde olan şeyi faydalı bir şekilde insanlara beyan etmeyi öğretmiştir.” Aslında bir düşünce zihnimde bazen bana bile kapalı halde olabiliyor. Beyan etmekle, o kapalı olan zihinlerin kapısını açıyoruz. Yani konuşuyor olmak zihinde bir şeylerin delillerini yakalıyor olmak anlamına geliyor. Hatta şu anlama da geliyor, düşüncelerimizin daha detaylanması ortaya çıkması anlamına geliyor. Bu yüzden de beyan insana verilen nimetlerin müthiş bir nimettir. Beyanı biz sadece kelimelerle de yapmayız, beden ve mimiklerimizle ses çıkarmalar ile bile edebiliyoruz. Bu sadece insana ait çok özel bir yetenek. “Allah’ın öğretmesinden maksat, ilmi öğretmek için ve birbirleriyle anlaşabilmek için lügati ilham etmesidir.” diyor İbn-i Aşur
Ona dilleri, konuşmayı belletti. (Rahman-4) Rahman suresinin 4. Ayeti kerimesi, Kuranı kerimde en bariz beyandan bahseder. Allah bize beyanı konuşmayı öğretti. İnsan kendini beyan eden, ifade edendir. Razi bu ayeti kerime için ifadesi: “Allah insana konuşmayı ve kendini içinde olan fikirleri ve hisleri başkalarına anlatabilmeyi öğretti” diye açıklamıştır. Rahman sahibi Allah o kadar merhamet sahibi ki bize konuşmayı öğretti. Demek ki içimizdeki fikirleri hisleri başkalarına anlatabilme bizim için çok büyük bir Allah’ın merhametinin tecellisi. Böylece yine diğer tüm canlılardan ayrılıp yine özelleştirildik.